- Kategori
- İstanbul
Gökkuşağı altında İstanbul!

Böyle bir resim daha vardır çektiklerim arasında. Aman Tanrım İstanbul'da ne kadar çok gökkuşağına tanıklık etmişimdir. Sanki her yağmur sonrası, İstanbul'un renkleri yansır İstanbul'un gökyüzüne. Biliyorum başka şehirlerde de çıkar yağmur sonrası gökyüzünde ama hiçbiri değildir İstanbul'umun ki kadar.
Herhangi alışılmış birgün, İstanbul'un kermekeş trafiğinin olağan olduğu bir yol üzerinde, sıkıntıdan gözümü gökyüzüne diktiğim bir anda çıkar ya gökkuşağı... Hani böyle tamamen umudu kesmişizdir çoğu şeyden. Yorgunluk, bıkkınlık , sıkkınlık üzerine birden gökyüzü renklenir ya hani... İşte hayattan umudun olsun cümlesinin resmedilmiş halidir bu. Herşeyin kötü gideceğini düşündüğümüz anlarda, İstanbul'un göğü renklernir ya herhangi bir trafik sıkışıklığında...
İşte ben bu yüzden seviyorum bu şehri. Ne zaman kessem umudumu, imdadıma yetişir çünkü. Öyle değil midir? En sıkışık trafikte, uzaktanda olsa boğaz görünse gözümüze, unutmazmıyız sıkıntımızı? Şahsen çoğu zaman unutuyorum ben. Sıkıntı sıkıntı deildir de ondan unutuyosundur sen demeyin. Deneyin... İstanbul' a en umutlu gözlerimle bakmalıyım ki oda cevap verebilsim isyanlarıma. En hırçın anımda boğazını göstersin bana, en karamsar yağmurlu gününde gökkuşağı umut oluversin. En sevimsiz anımda, bir çocuk yürüsün sokağında, en mutlu anımda bağırabileyim Taksim Meydanında...
Ah gökkuşağı altında da daha bir güzel şehrim. Bütün renklerini bulutlarla paylaşıyor ya hani. Hani ulaşılmaz uzaklıkta bir umut gösteriyor ya. Umudunu kesme diyor ya.. .En acıklı aşk hikayesinin gözyaşlarına mendil tutuyor ya. En büyük aşkların 3.Tekil şahısı oluyor ya hani.. İstanbul'dur O... Bir dosttan öte, sevgili gibi, anne gibi baba bazen hani... Ama herkese yetiyor ya hani... Ahh İstanbul. Hele ki yağmur sonrası puslu havalarda bile bir gökkuşağı altında insana bu hayatta bile umut ettiriyor ya... Hani bir yazının son cümlesini getirtemiyor ya insana... İstanbul... Şehrim, Şehrin, Şehrimiz...