- Kategori
- Anılar
Göküş gözlü annem,

"Bak Tevfik en küçük çocuğumuz sekiz yaşında, şimdi bir çocuk daha istemiyorum ben" demiş annem babama, bana hamile olduğunu anlayınca. O zamanlar etkili bir doğum kontrolü yokmuş pek. Bense üçüncü çocuktan sekiz sene sonra doğacak olan dördüncü çocuğum. Annem haklı, tam rahata erdim derken bir çocuk daha. Babam çok istemiş doğmamı.
"söz veriyorum Fato'cum (babam anneme Fato derdi) ben bakarım, bunu benim için doğur." demiş. Annem de kıyamamış bana ve 1960 yılının 27 Mayıs gecesi, dışarı çıkma yasağı varken saat 23-24 arası dünyaya gelmişim.
Gülten hazırlanmış adım, Ayten ve Nurten'den sonra Gülten olması çok doğalmış. Ama ertesi gün gazetelerde Gürsel geldi diyen başlıkları okuyan babannem, adı Gürsel olacak demiş. Annemin karnındayken Gülten diye seslenirlermiş bana hep. Ama sonra birden Gürsel oluvermişim.
Çok güzel bir bebekmişim. :) Annem nazar değer diye kimselere göstermezmiş beni.
Babam önceleri tutmuş verdiği sözü. Anneme pek yük etmemiş beni. Ama sonra, istemeden yarı yolda bırakıvermiş annemi.
Ben dokuz yaşıma kadar babamla yaşayabildim. Annem, artık hem babanın hem annenin görevini birlikte üstlendi. Çok yoruldu, zaman zaman çok çaresiz kaldı. Ama her zaman en başarılı anne oldu. 1971 yılında İnebolu'da yılın annesi seçildi. Çocuklarının hepsini meslek sahibi başarılı insanlar olarak yetiştirdi.
Göküş gözlü annem benim seni cok seviyorum. İyiki doğurdun, sevginle büyüttün, benim annem oldun. Sana sağlıklı uzun ömürler diliyorum.