- Kategori
- Sosyoloji
Gölgemizdeki gerçek

Tamam, kararları o vermesin ama heyecanımızı duygularımızı o yaşasın..
Bazen onlara söz hakkı vermek gerektiğini düşünüyorum.
Kimden mi söz ediyorum?
Bedenimizin aksine hiç büyümeyen, gölgemizin içinde saklanan o cocuk ruh'dan..
Kimselere göstermediğimiz, herkeslerden sakladığımız o kocaman ruh.
Utandığımızdan mı yoksa toplumun şartlandırmasından mı bilemiyorum ama çoğu insan saklıyor o devasa ruhunu.
"Hadi be sende, çocuk ruhlu" dye eleştirilmekten korkarlar.
Aslında olan biten her şeyin farkındadır o.
Bazaen içimizdeki çocuk yönetimi ele geçiriversin ne çıkar?
Çabuk heyecanlanalım,çabuk mutlu olalım,küçük şeylere üzülelim bazen minikler gibi. En dandik, en uyduruk hediyelere bile manyak gibi sevinelim.
Ha, aptal-salak zannederler sizi öyle mi?
Eminim, öyle bir ters köşe yaparsınız ki onları. En neşeli tarafı da budur.
Çocuk ruhlu insanlar hayatı pek ciddiye almazlar. Yaşamı "ti" ye alır, kendileriyle barışık, çocuk gibi olmayan ama içindeki çocuk ruhunu besinsiz bırakıp büyütmemiş insanlardır.
Çocuk ruhlu insanlar afetmeyi bilir. Açık insanlardır. Doğal ve umut doludurlar. Yaşamda güzellikleri bulmasını bilirler.
Zarar görmelerini istemedikleri gibi, kimseye zarar vermek istemezler.
Samimi ve doğaldırlar.
Hediye alıp vermeyi severler.
Özgürlüğüne düşkünler.
Irk, din, dil nemli değildir onlar için.
Biliyor musunuz arkadaşlar, insanın çocuksu ruhunu yaşatması kendi elindedir..