- Kategori
- Felsefe
Çocuksu ruhumuz gölgemizde saklıdır..

Tamam, kararları o vermesin ama heyecanımızı duygularımızı o yaşasın.
Bazan onlara söz hakkı vermek gerekiyor diye düşünüyorum.
Kimden mi söz ediyorum?
Bedenimizin aksine hiç büyümeyen, gölgemizin içinde saklanan o çocuk ruh'dan..
Kimselere göstermediğimiz, herkeslerden sakladığımız o kocaman ruh.
Utandığımızdan mı yoksa toplumun şartlandırmasından mı bilemiyorum ama çoğu insan saklıyor o devasa ruhunu.
'Hadi be sende, çocuk ruhlu' diye eleştirilmekten korkarlar.
Aslında olan biten her şeyin farkında dır o.
Bazan içimizdeki çocuk ele geçiriversin yönetimi ne çıkar?
Çabuk heyecanlanalım, çabucak mutlu olalım, küçük şeylere üzülebilelim bazan, minikler gibi.
En dandik, en uyduruk hediyelere bile manyak gibi sevinelim, ne yazar?
Ha, aptal zannederler sizi öyle mi?
Eminim, öyle bir ters köşe yaparsınız ki onları, işte en neşeli tarafı da budur.
Çocuk ruhlu insanlar, hayatı pek ciddiye almazlar. Yaşamı -ti'ye alır, kendileriyle barışık, çocuk gibi olmayan ama içindeki çocuk ruhunu besinsiz bırakıp büyütmemiş insanlar dır.
Çocuk ruhlu insanlar afetmeyi bilir. Açık insanlar dır. Doğal ve umut doludur dünyaları. Yaşamda güzellikleri bulmasını bilirler.
Zarar görmeyi istemedikleri gibi, zarar vermeyi de istemezler.
Samimi ve doğaldırlar.
Hediye alıp vermeyi severler.
Özgürdürler..
Irk, cinsiyet ve yaş önemli değildir onlar için..
Biliyor musunuz arkadaşlar, insanın çocuksu ruhunu yaşatması kendi elindedir.