​ Google artık gizemli derinliklerde / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '09

 
Kategori
Dünya
 

Google artık gizemli derinliklerde

Google artık gizemli derinliklerde
 

Google kullanıcıları çok yakında denizlerin altını da gözleyebilme zevkine erecekler diyordu haberde. Evimizde bilgisayarın karşısında otururken Jules Verne'nin 1870 yılında yazdığı "Denizler Altında Yirmi Bin Fersah" artık odamıza taşınmış olacak sanal dünya yoluyla. Şöylesi bir düşündüm de bu Google Jules Verne 'nin eserlerini sırası ile sahneye koyuyor gibi geldi. "Balonla Seyahat" çağımızda "Google Earth"e dönüştü ve denizlerin diplerindeki gizemleri keşfetme olan "Denizler Altında Yirmi Bin Fersah"ın yeni adı da "Ocean in Google Earth" oluyormuş. Artık dilediğiniz gibi çevirisini yapabilirsiniz sözcüklerin niyetinize bağlı olarak ve kişinin kendine özel ama muhtemelen İngilizce adları ile girecekler dilimize... Ben bu eğlenceli biraz da ürkütücü gözlemlemeye "Denizler Altında Yirmi Bin Fersah" demeyi tercih ederdim doğrusu ya, yazması biraz uzun olmasa.

Google Ocean (GO) sayesinde denizlerin dibinde ulaşılması en olanaksız olan bölgeleri 3 boyutlu olarak gözleme şansına kavuşacakmış günümüz insanı. Düşünsenize denizler altında neler olduğunu keşf edivereceğiz, elimizle tutacakmışçasına. Batık korsan gemileri, ağzı açık sandıklardan denize doğru saçılmış çil çil altınlardan oluşan Kara Korsan hazineleri, anforalar, Titanik kalıntıları, batmış kalyonlar,Viking gemileri, batmış savaş gemileri, baltalar, kılıçlar, 1789 dan kalma antika tüfekler, mayınlar, Venedik vs donanmalarının yanlışlıkla denize düşürülmüş topları, gemi battığı için de olabilir elbette ve bronz heykeller, deniz canlıları .. Tabii bu saydıklarım açık denizlerde rastlanabilecek kalıntılar. Örneğin bizim İstanbul boğazında suların çekilmesi durumunda altından çıkacakları sayıp dökmüştü Orhan Pamuk bir kitabında da ,o bölüm beni pek neşelendirmişti, kitabın ağır giden bölümlerinde dönüp dönüp okuduğumu hatırlarım.

<ımg alt="" src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/04/17/fft16_mf222506.Jpeg" align="right">




Kuzey denizinin buzulları altında millerce derinde mürettabatıyla birlikte sıkışıp kalmış nükleer denizaltılar... onları da görebilecek mi insanlar? Görüp ders alınabilecek şeyleri de sergileyecek mi Google?

Haberin devamını okuduğumda hayallerim azıcık yıkılıyor. O içimden sayıp döktüğüm tarihi hurdalara bakmaktan daha çok, bilimsel gözlerle göreceğimiz anlaşılıyor deniz dibini. Ama göreceğimiz bir şey var ki o da okyanus dibinden dünyayı kuşatan 50.000km uzunlukta deniz dibi sıradağları. Çin seddinden 5 kat daha uzun bu sıra dağlar. Belki deniz dibindeki o ürkünç fay hatlarını da göreceğiz. Belki Marmara' tabanında ölçümler yapmak için şurdan burdan zorlukla kiraladığımız sismik gemilere de gerek kalmayacak bir süre sonra. Herşey tepedeki büyük gözün kontrolünden üretilebilecek , bigiler, araştırmalar ve gözlemler...

GO'nun bir özelliği de dünyanın önde gelen bilim insanlarının, araştırmacılarının ve çoğu İngiliz olan okyanus araştırmacılarının katkılarıyla oluşan bilgilere de ulaşabileceğimiz 20 çeşit konu seçeneği.

Neymiş bu seçenekler ? Okyanustaki önemli noktaların fotoğraf ve videoları, korunan deniz bölgeleri ile ilgili bilgi, uydularca kovalanıp izlenen deniz canlılarının görüntüleri, gereğinden fazla balık avlamanın zararlı etkileri, ve kaptan Jacques Cousteau'nun tarihi okyanus gezilerindeki keşiflerinin azgörülmüş filmleri...

Bu görsel eklentileri ile birlikte Google sanki National Geographic ve benzeri sektörlerin sahasına girmiş oluyor. Aslında teknoloji, ( 1987 lerde süper iletkenlerin keşfi ve günümüzde nanoteknoloji) bilgisayarlar ve İnternet üçü bir arada yaşanan bu hızlı gelişmeler, bir yönü ile insanlık ve bilim adına sevindirici olmakla beraber, eskiden yoğun insan emeği ile oluşacak pek çok etkinliğin, daha az sayıda kişinin çalışıp çoğunluğun işsiz olduğu bir dünyaya evrilmesi bakımından da kaygı verici olması gibi bir ikilemi de taşımakta.

Bu gelişim insanlığı nereye götürecek? Belki tüm dünyada zekaca süper taçlandırılmış, belli genetik kodlara sahip insanların etkin konumda olduğu- ben buna "zekaristokratlar" diyeceğim - , sanki diğerlerinin de yöneticilerce kendilerine biçilmiş vasat yaşamları sürdürdüğü bir dünya hayali beliriyor ufukta ne yazık ki , bizlerden çok çok uzaklarda ve bir kaç yüzyıl sürebilecek. Sonrası...bilinmez de varsayımlarım var elbette...Çok hüzünlü varsayımlar bunlar hüzünlü ve melankolik...

Aslında bu çelişkileri görmem ve ıstırap çekmem, İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı Pr Dr Mustafa Akgül'ün İnternet'in çok müthiş bir devrim olduğu söylemine katılmama bir engel değil. Çok haklıdır. Bilgisayar teknolojileri ve İnternet dünyada bugüne kadar yapılan en büyük buluştan, hatta matbaanın keşfinden bile çok daha büyük bir icattır.

Bir zamanlar kafalarımıza taktığımız Bermuda Şeytan Üçgeni geliyor aklıma. Belki orada oluşan güçlü anafor mu , elektromağnetik bir çekim gücü mü artık her ne ise gemilere ne yaptığını izleme şansımız olacak mı , tıpkı Irak'a "Demokrasi Götürme "iddiasında olan ve sonunda ülkeyi bir mezbahaya çeviren operasyonları koltuğumuza kurulup keyifle izlediğimiz gibi.

Ayrıca korsanlar da var yeni nesil korsanlar, tsunami, deniz dibi depremleri ve yanardağlarının Güney Asya, Pasifik kıyılarında oluşturduğu değişimler ve deniz dibi mercanları, balıklar, balinalar, deniz kaplumbağaları, buzulların erimesini izlemek ve herşey işte herşey .

Google televizyon yayınlarına epeyce fark atacak gibi. Sahi, sırada ne var sormalı Google Şirketine,

"Jules Verne'nin hangi romanını yaşama geçireceksiniz acaba?"

Aya Seyahat mi? Yoksa Kızıl Gezegen'i mi aldılar takvime artık bekleyip göreceğiz, biraz da hüzünle...melankolik bir hüzünle...

ezgiumut 2009 2 3

Evet son aldığımız haberlere göre yarışı şimdilik Kızıl Gezegen kazandı. Ay yaya kaldı. Herhalde atılan o "giant step" ile üzerinde ne var ne yok iyice anlaşıldığı için ay düşünülmedi ve Mars tercih nedeni oldu.

Bu arada Japonların 2030 yılında Aya üç astronot göndereceğinin Japon Uzay Dairesi (JAXA) tarafından planlandığını duyuran Discovermagazine Küçük kalabalık bir ülkeden büyük bir adım olarak vermiş başlığında haberi.

Eh kalabalık da olsun ama "çılgın" kalabalıklar olmasın diyesim geldi. Issız Adam'dan mı etkilendim ne? Ama giden 3 astronot için kesinlikle bir ıssızlık olacak Aydede adası. Üstelik daha 21 yıl var...



Haber kaynağı ve foto:


http://www.independent.co.uk/life-style/gadgets-and-tech/features/google-takes-to-the-seas-1540344.html?action=Popup

http://discovermagazine.com/2006/dec/japan-plans-moontrip

<ımg alt="" src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/04/17/fft16_mf222506.Jpeg" align="right">

 
Toplam blog
: 566
: 1338
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..