- Kategori
- Deneme
Görüş günlerinde gelin, görüşelim.

İnsan hayatında anlata anlata bitiremeyeceği deneyimler yaşamalı. Şöyle bir hayal kurmayı deneyeyim bakayım ne olacak. Mesela benim bir arkadaşım olsa ve yıllar sonra hasbel kader karşılaşalım. Hepimiz biliriz ve çekinmeden sorarız o soruyu. İlginç hikaye dökülmüyorsa dudaklardan çokta umursamayız nasıl olsa. “Nasılsın? Nasıl gidiyor hayat” . Bak neden sordun ki şimdi bu soruyu. Gözleri parladı. Heyecanlandı. Belli bir şeyler anlatacak, seni onca lafa tutacak. Yandın adamım! Oysa sen nezaketen sormuştun.Gülümseyecek, ” sonra görüşelim” diyecek ve bir daha kim bilir ne zaman görüşecektin.
Dur! Dur! iç sesine değil, ona kulak vermelisin. Hararetli hararetli bir şeyler anlatıyor baksana. Ne? Ne ? Dünya turu mu yapmış? Nasıl? Hemde bir balonla bütün dünyayı gezmiş. Hadi canım sende! İlginç bulmalı mıyım bunu? Gıpta mı etmeliyim yoksa kıskanmalı mı? Offf bu ben!
Anlamam zaten şu dünya turuna çıkan insanları. Ya tekneyle ya böyle garip şeylerle çıkarlar. İnsan dünyayı turlayabilir mi? Sahi gördüğümüz herşeyi, ya da duyduğumuz herşeyi yaşamış oluyor muyuz? İnsan onca güzelliği kilometrelerce uzaktan görse ne olur ki, yaşamadıktan sonra. Bunun nesiyle övünür ki?
Aman bana ne. Her zaman ki ben işte. Yine insanların başardığı, mutlu olduğu durumlara yorum yapmakla, kulp bulmakla meşgulüm. Şimdi sorsam kendime ” İnsanlar garip” diye başlar cümlesine. ” Balonun üzerinden dünyayı gezerek özgür olduğunu düşünüyorlar. Bu kafese katılmış insanın, açık kasa bir kamyonetle gezdirilmesinden başka ne ki? Dokunamadıktan sonra , yaşayamadıktan sonra ne fayda. Oysa ben şu küçük dünyamda hissederek, severek, dokunarak az da olsa yaşadığımı düşünüyorum. Uzaktan seyretmek bana göre değil.
Aaa, yanılmışım. Bu o arkadaş değil mi? Gidiyor işte ve ben uzaktan seyrediyorum gidişini. Ne zaman gitti ki? Daha karpuz kesmesekte en azından ” görüşelim” diyecektim. Neyse sizde haklısınız. bende küçük düşünce dünyama hapsolmuşum. Görüş günlerinde gelin, görüşelim.
Saltuk SERMİHAN