- Kategori
- Deneme
Hayat her şeydir evlat!..

“Hayat doğumla başlayan, ölümle biten bir okuldur. Orada herkes hem öğretmendir, hem öğrenci.” /Selim Sırrı Tarcan
Hayat öyle bildiğin gibi değil evlat!
Öyle göründüğü gibi masum hele hiç değil. Hayat sadece zevk değil, keyif değil, sefa hele hiç değil. Öyle göründüğüne bakma!
Hayat her şeydir evlat!
Mesela bir gencin acıya ve kedere tutsak aşkıdır, ayrılıktır ve bekleyiştir…
Bir çocuğun gözlerindeki yetim kalmış umuttur, bir o kadar da yaştır.
Avcıyla karşılaşan bir ceylanın duyduğu korkudur, yalvarıştır ve haykırıştır…
Ölümdür mesela; zamansız ve genç ölümlerdir.
Yarım kalmış umutlar ve yarım kalmış aşklardır.
Hayat kelepçeli ellerde kalan özgürlük ruhudur; teslimiyete direnmektir mesela ve dilin bedende zulme susmadığı yerdir.
Haykırmaktır hayat, umuttur… Güneşi gördüğünde ona doğru koşabilmektir ve tutunmaktır bazen umuda…
Bazen tükeniş, bazen de diriliştir hayat.
Yeniden merhaba diyebilmektir aşka ve affedebilmektir insanın kendisini ve ötekini…
Hayat böyle bir şeydir işte evlat!
Bazen nedensizce gidilir, bazen de pişmanlığın koynunda gelinir…
Bir derstir hayat; herkesin bir anlam bulduğu ve bir anlam yüklediği…
Kimisine göre gereksiz, kimisine göre de olmazsa olmazdır hayat.
Fakirin sofrasında isyan ve bir o kadar da sabırdır hayat.
Bir aşığın gönlündeki yara ve bir o kadar da merhemdir.
Hayat baş ile ayak gibidir bazen, aynı anda giden ve birbirinden ayrı yapamayan… Bazen şaşırtır, bazen de haklı çıkartır.
Tezatlıktır hayat, zıtlıklardır; siyah ve beyazdır insanlar gibi. Sevgi ve nefrettir hayat.
Hayat her şeydir evlat!
Sana ayrılan zamandır mesela…
Senin olandır ya da sana çok görülen, senden sakınan…
Hayat mücadeledir evlat!
Senin olan için savaşabilmek ve senin olan için bazen ölebilmektir hayat.
Uğruna ölümü dahi göze alabildiğin sevdiğindir bazen. Onda bulduklarındır ya da bulamadıkların.
Hayat velhasıl sende kalanlardır evlat!
Ya da yitirdiklerin, pişmanlıkların ve asla senin olmayanlardır hayat!..