Gözetleme Kulesi / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '13

 
Kategori
Sinema
 

Gözetleme Kulesi

Gözetleme Kulesi
 

Pelin Esmer’in 2. Uzun Metrajlı filmi olan Gözetleme Kulesi, bir ensest ilişki üzerinde odaklanan bunu kahramanların nefret ve vicdan duygularıyla veren bir yapım. Dayısının tecavüzüne uğrayıp hamile kalan Seher adlı bir üniversite öğrencisinin dramını anlatan bir hikaye. Günümüzde de yaşanmakta olan bir sorunu son derece doğallık  ve ciddiyetle vermiş yönetmen. Filmin kahramanı Nihat (Olgun Şimşek) kendi travmasından uzaklaşabilmek için insanlardan kaçabileceği bir iş bulup  orman yangınlarını denetleyen bir gözetleme kulesinde bekçilik yapar. Hikayenin diğer odağı olan Seher (Nilay Erdönmez) ise okumak için gittiği sırada dayısının tecavüzüne uğrayan ve hem bulunduğu ortamdan kaçabilmek hem de hamileliğini saklayabilmek için uzun yol otobüslerinde hosteslik yapan genç bir kadın. Vicdanıyla ve nefret arasında kalan çaresiz bir genç kız seher…İstenmeyen ve ölüme terk edilen bir bebek ve hem bebeğe hem de Seher'e sahip çıkan, onları kendi kayıplarıyla özdeşleştiren Nihat...

Filmin ilerleyişine göre iki karakterin gözeteme kulesinde buluşacağına ve filmin orada geçeceğini tahmin edebiliyoruz. Yapım, başlarda hiçbir şeyi belli etmezken, ilerleyen bölümlerde özellikle Seherin kendi kendine yaptığı doğum sahnesinden sonra başka bir hal alıyor.  Kafalarda soru işaretleri bırakıyor yönetmen. Belki de seyirciler olarak şaşkınlığa uğruyoruz. Seherin kendine yardım eden adama soğuk davranması, Seherin anneliği kabul edemeyişi, çocuğu bile emzirmek istememesi, onun Nihata karşı  nefretini gözler önüne seriyor. Nihat ise Seheri gözetleme kulesine getirdiği anda vicdanı ile hesaplaşıyor ve bebeği otogardan alıp kuleye getiriyor. Bu andan itibaren ikilinin ilişkileri soğuk bir şekilde ilerliyor. Ta ki yağmur altında Seherin Nihata öfkesini dile getirdiği ana kadar. Bu sahneden sonra biz seyirciler için de sürpriz oluyor.

İlk filmi 11e 10 kala ile başarılı bir iş çıkaran ve sürprizler yapan Pelin Esmer bu çalışmasında da çıtayı biraz daha yukarı çıkarmış. Son derece özenli ve temiz bir iş çıkarmış olmasına rağmen  senaryodaki boşluklardan ötürü zaman zaman filmine hakim olamaması yapımı  vasat bir hale getirmiş.

Oyunculuklardan bahsedecek olursak, başta Nihat karakterinde Olgun Şimşek çok başarılı. Kuledeki yalnız hayatı ve daha sonraki vicdan duygusunu son derece iyi yansıtmış.  Seher rolündeki Nilay Erdönmez olağanüstü bir performans sergilemiş ki Adana’dan da ödülle döndüğünü belirtelim. Sinemamız genç ve yeni bir oyuncu kazandığını ve geleceğinin parlak olacağını belirtmeliyim. Yardımcı rollerde usta oyucular Menderes Samancılar, Laçin Ceylan, Rıza akın da son derece iyi. Pelin esmer oyuncu yönetiminde de titizlikle çalıştığını ve bunda da başarılı olduğunu söyleyebilirim.         

Teknik olarak da kusursuz bir yapım olmuş. Görüntü yönetmenliğinin, kullanılan ışığın ve  sanat yönetmenliğinin son derece kaliteli olduğunu belirtmeliyim.

Kullanılan mekanlar da iyi düşünülmüş. Nefis Karadeniz görüntüleri, doğa içindeki gözetleme kulesi güzel tasvir edilmiş. Son dönem sinemamızda bir Anadolu çıkarmasının başlaması sevindirici bir durum. Böylece yapımların daha samimi,sıcak ve gerçek olarak  yansıtılması daha kolay olabiliyor.

Sonuç olarak, Adana Altın Kozadan 5 ödül alan( yönetmen, kadın oyuncu, yardımcı kadın oyuncu, yardımcı erkek oyuncu, görüntü yönetmeni), aile içi ensest bir ilişki gibi ciddi bir meseleyi başarılı oyuculuk  ve teknikle perdeye yansıyan bu yapımda, bir genç bir kadının mağduriyetini, istenmeyen gebelik karşısında adama duyduğu öfkesini,iki karakterin de yalnızlığını adamın da vicdanıyla hesaplaşmasını gibi konuları anlatan yapım eksikleriyle, senaryo boşluklarına rağmen bana göre vasatı aşamasa da  izlenebilecek bir yapım.

 
Toplam blog
: 13
: 1422
Kayıt tarihi
: 10.03.08
 
 

Tüm blog yazarlarına merhaba. Bundan böyle düşüncelerimi, duygularımı, aklımdan geçen her şeyi bu..