- Kategori
- Psikoloji
Gözlerim değil kalemim ağlamalı

Odam sessiz şu an. Sessizliğin içinde bir içimdeki sesler var şimdi, uzun zamandır odamdan bile sessizdiler. Ellerim güçsüz, korkak tutyor kalemi. Nicedir görüşmeyen aşıklar gibi sitemli kalemim ellerime.özlemle kavrıyorum onu özür dilercesine zarifçe tutuyorum ama kalemim soğuk, ellerim suçlu! Gözlerimle ağlıyorum bu gece. Her zaman kalemimden akan yaşlar gölerimden akıyor şimdi. Utanıyorum! Kağıtlar göz yaşlarıyla beslenmez ki. Gözyaşları eritir yıpratır bembeyaz kağıtları. Halbuki kalemimden dökülen yaşlar anlam verir onlara, besler duyguları. Ben susayım kalemim ağlasın yine bu gece. Varsın bu gece de hasretinden ağlasın… hasret gidersin ellerimle, rahtlasın. Okşasın onları, mutluluktan ağlasın… ama nolur gözlerim değil yine yeniden kalemim ağlasın. İçimde kanatlanan kuşlar göğsümün kafesinde hapsolmuşlar ne zamandır. Oraya buraya çarpıp duruyorlar, nefes alamıyorum. Kanatlanıp da uçamıyorlar bir türlü neden? Nasıl oldum ben böyle? Özgür kalmalı onlar. Özgürce uçup gitmeliler içimden, büyüyüp olgunlaşıp çıkmalılar, ak kağıtlarda hayat bulmalılar, orda görmeliyim ben onları hatta karşıma geçip hesap sormalılar. Bu kadar mı yitirdim ben anlamları? Bu kadar mı boşladı içim? Bu kadar mı tıkandı yollarım bir yol bile bulup çıkamıyorlar mı içimden beni ben yapanlarım? Kelimelerim bile yarattığım şu kurukalabalığın içine mi karıştılar? Dilimdeki lezzetti onlar, içimdeki ses, aynadaki ben… nazımın kelimeleri gibi kelimelerim insandılar… Onlar yokken çok yalnızım. Yokken onlar çok farksız ve farkındasız! Denize kıyısı olmayan uzak ıssız bir şehirdeyken özlemlerime, sitemlerime yaren olan kelimelerim o özlemlemini yazdığım engin masmavi denizin karşısına geçince yok oldular. Ham yaptı özlemlerimi masal gibi gerçekler. Oysa gerçekti şimdi tüm o özlenenler, bir takdir bir şükür bekler benden, benden de öte benler unuttu onları bencil elifcikler…. Güzel şeyler de yazabilir bu eller. Yeni kelimeler türesin isterler. Bu sefer güzel şeyler çalsın elim, gülsün kağıdım, bayram etsin okurken gözüm, ohhh çeksin içim! Ama yok oldular, kelimelrim nicedir yoklar! Neden? Tenhalardan sıkıldığım zamanlarda isyan ettiğim bu isyanlarla yeni anlamlar yarattığım kelimelerim , kadim dostlarım sanki şimdi sizi zamanında hayal ettiğim o kalabaklıkların içinde kaybettim. Sizleri karşımda kağıdımda görmediğim zaman anlamsızım! İçimdeki kuşların kanadını kırıp bana takmışlar sanki. Onlar içimde çaresiz çırpınırken ben uçuyorum. Derin bir nefes alabilmek için her gün biraz daha yükseliyorum belki her gün başka başka diyarlara konuyorum. Ama nafile! Böyle kendimi bile kandıramıyorum. Hatta asıl kendimi kandıramıyorum. Çünkü biliyorum ben ancak içimden kanatlanan kuşlarla yükseliyorum. Onlar içimde hapsolmamalı asla. Doğup, büyüyüp, uçup bu kağıtlara konmamalılar. Kuşlarım kelimelerim olmalı. Göğsümden her yükselen kuşla yeni bir derin nefes almalıyım çıkıp gidenlerle vermeli.. Sonra yenileri doğmalı. Bu böyle sürüp gitmeli ve ben yaşamalıyım. Nefes alıp vermeliyim. Gördüğüm yaşadığım her şey içimde bir kuş olmalı, kuşlarım kelimelerim olmalı, benim gözlerim değil kalemim ağlamalı…..