​ Gözyaşı / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Gözyaşı

Ağlanması gereken yerlerde ağlamayı severim lakin çok ağlamam. Ağlamak dedim de insan bazen ağlamalı gibi gelir bana. Ağlamak derken, nerede ve ne kadar ağlayabilmeli insan? Ölçülü olmalı ağlamakda da insanlar. İlk ağlayanın kişinin en yakınım olunca, ağlayan birini görünce duygu yoğunluğu yaşarım. Çocukluğuma götürür beni ağlayanlar. Yanımda ilk ağlayan anamdı. Bence çok basitti ağladığı konu. Şimdi düşünüyorum da kendince çok hakkı varmış ağlamakta. Ne bilirim ki ben ağlamanın bu kadar değerli olduğunu? İnsan sevdiğinin ağlamasına katlanamaz. Nasıl katlasın ki, her gün yanında olan canı kadar sevdiğinin ağlamasına, sıkıntılı anında sığınma yerin olanın ağlaması. Olur, olmadık yerler de değil de, hakkı olunan yerde ağlamak güzel olmalı. Ağlamak denince çok etkilendiğim ağlamakta var. Büyük insanların ağlaması da büyük olmalı. Ağlaması büyük oluyor da, hem de çok büyük. Ortalığı velveleye vermeden ağlamak en güzeli olmalı ağlamanın.

Ağlamanın yerinde ve bağırmadan gözyaşının inmesinden bahsediyorum. O inci tanesinin, nur yüzüne aktığı yüce insanı düşündüm. İnsanlığa yol göstericinin ağlaması, bizlere gözyaşı akıtırken bile ağlamanın usulünü de öğretmiş olmuyor mu? Öğretiyor, bağırmak yok, feryat yok. Sükûnet içinde gözyaşı dökmek. Ağlamasında merhamet var. Şefkat var. Üzüntüyü yaşamak, sevgiyi yaşamak var. Evlat acısının dayanılmazlığını yansıtmak var. Acıların en büyüğünün ne olduğunu ağlayarak anlatmak, kalbinin olduğunun ispatını görmeyenlere sunmaktır. İnsan olmanın erdeminden hisseli olan kişilere örnek olmalıdır. Sessizce ağlamanın. Saatlerce ağlamanın anlatımından gözyaşı dökerek işte böyle olmalı demekti bu. Canım ağlamanın da usulümü mü olurmuş demedim hiç? Çünkü peygamberimizin uyguladıkları önemlidir bizler için. Gözyaşının değerini bilmeli insan. Ucuz olmadığını anlatmalı. Duyguların yoğunlaştığı yerlerin başında mezarlıklar gelir. Mezarlıklar bizim yakınlarımızın mekânları. Yakınlarımızdan öte bizim asıl mekânımız.

En çok gözyaşının döküldüğü yerlerin başında gelir mezarlıklar. Katı kalpleri yumuşatan, içinden eyvah dedirten, bir gün sende buralara geleceksin dersini anlatmalı oralar. Eğer mezarlık bile benim kalbimi yumuşatmıyor denirse, işimiz kolay olmamalı. Kabir hayatını düşününce insanın kalbinin atım hızı artıyor. Gözyaşı, sessiz, derinden, en saf düşünmenin, merhametin ifadesidir. Gözyaşının değeri yüce olmasaydı, cehennem ateşini söndürmeye gücü yeter miydi gözyaşının?

 
Toplam blog
: 375
: 678
Kayıt tarihi
: 12.07.08
 
 

Mehmet Şener 1964 doğumluyum, Burdur-Gölhisar'da yaşıyorum. Doğum yerim Burdur/Atınyayla . Lisans..