​ Gri Para ekonomide yalancı baharı getirir mi? / Türkiye Ekonomisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '10

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Gri Para ekonomide yalancı baharı getirir mi?

Gri Para ekonomide yalancı baharı getirir mi?
 

İktidarın IMF’ye rest çekmesinin nedeni yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.

Ülkeye; bir yerlerden düğmeye basılarak, yine sıcak para akışı başladı.

Merkez Bankasının verilerinde bile bu akış rahatlıkla görülebiliyor.

Kasım, Aralık ve Ocak aylarında aşağı yukarı beş milyar dolar civarında bir sıcak para girişi olduğu görülüyor.

İktidar kanadı her ne kadar cari açığın azaldığını, bu azalmanın turizm gelirlerindeki artışla ve ayrıca ülkeye yatırım için getirilen dövizlerle karşılandığını söylese de 2009 yılında turizm gelirlerinde artış olmayıp, Avrupalı turistlerin tatil sürelerini kısmaları ve az para harcamaları nedeniyle 18 milyar dolardan 17 milyar dolara gerilediği görülmektedir. Turizm Bakanı Ertuğrul Günay her ne kadar turist ve turizm geliri arttı dese de gerçekler bakanı doğrulamıyor.

Evet, bu gelen para da neyin nesi veya nerden geliyor gibi sorular akla geliyor.

Öncelikle gelen paranın rengine bakalım. Bildiğiniz gibi iki türlü para var. Birisi hepimizin bildiği “Kara Para”, öbürü de “Gri Para”

Öncelikle Kara para:

“Kara Para”, yasa dışı yollardan elde edilen her türlü kazancı ifade eder. Bu yolla kazanılan paranın yasal yollardan kazanılmış gibi gösterilmesine de “Kara Para” aklama diyoruz.

Bir diğer para da “Gri Para”:

“Gri Para” Uluslararası literatüre göre yasal olmasına rağmen kayıt dışı olan ekonomik faaliyetler kara para adıyla değil, gri para olarak adlandırılmaktadır

“Gri Para”nın giriş yollarına gelince;

Net hata ve noksan kaleminin artmasına yol açan faktörler, ağırlıkları şimdilik belirsiz olmakla birlikte şöyle sıralanıyor:

- Sınırdan içeri kaçak döviz girişi,

- Şirketlerin yurt dışında tuttukları paralarını kaçak yollarla yurda sokup bozdurarak varlık barışından yararlanmaları,

- Kara paranın varlık barışı bahanesiyle içeri kaçak girerek aklanması ve yatırım yapması,

- Döviz büfeleri üzerinden yürütülen, Irak başta olmak üzere güney komşularıyla kayıt dışı sınır ticareti,

- Yastık altında ve kasalarda saklanan dövizlerin süreklileşen durgunluk ve işsizliğin de katkısıyla bozdurulması...

Bunlar görünen ve bilinen yollar. Birde bilinmeyen yol var. O da özelleştirme yolu ile birilerine çekilen kıyağın karşılığı olarak belli miktardaki dövizin kısa süreli olarak ülkemize getirilmesi, bu şekilde getirilen paranın iki amacı vardır. Birincisi iktidara yardımcı olmak, ikincisi kısa sürede yüksek kazanç elde etmektir.

Ülkemize bu tür paraları getirebilecek bir sürü yabancı firma var. Şöyle özelleştirmeye bir bakalım. Türk Telekom’u kim aldı? Aycel kime bedava verildi? El konularak yabancılara ucuza verilen bankaları kimler aldı?

Ülkeye ne zaman bu sıcak para girişi olsa, sonunda ekonomik kriz gelip bu halkı vuruyor. Hatırlayanlar bilir, Anavatan iktidarının ikinci dönemi ve sonrası iktidara gelen Demirel’in döneminde böylesine sıcak para girişleri olmuştu. Sonra kabak Tansu Çiller’in başına patladı! Sonra Erbakan Çiller koalisyonunun yıkılmasını isteyen güçler, muaffak olduktan sonra, yerine kurulan hükümete destek amacıyla yine böyle sıcak para akışı başladı. Bu kez de kabak rahmetli Ecevit ve koalisyon ortaklarının başına patladı! Her ne kadar fırlatılan Anayasa kitapçığı suçlu gösterilse de asıl suçlu giren sıcak paranın, geldiği gibi çekip gitmesidir.

AKP iktidarının ilk yıllarında da böylesi sıcak para girişi öyle hızlı oldu ki, onca borçlanmaya ve özelleştirmeye rağmen bir türlü ekonomik krizden kurtulamadık. Aşağı yukarı 1.5 yıldan beri krizle boğuşup duruyoruz. Bir türlü krizi atlatamıyoruz. Krizi saklamak için her gün sanal gündemler yaratıp, görünürde hiçbir suçları olmamasına rağmen, yapılan ihbarlarla suçsuz insanları alıp içeri tıkarak krizle boğuşan halkı oyalıyoruz.

Görünen o ki; yeni bir yalancı bahar yaratılıp, seçimlere kadar AKP’nin bu işi götürmesi sağlanmaya çalışılıyor. Sonrası mı? Gün ola harman ola…

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..