- Kategori
- Deneme
Gücüme gidiyor böyle yaşamak.

Alıntı
''Gücüme gidiyor böyle yaşamak''diye bir şarkı vardır. Bu ara dilime takıldı nedense. Pek mutlu da değilim.
Halbuki onbir ayın sultanını yaşıyoruz. Sonbaharın en güzel ayı Eylül gelmiş şiir gibi. E..Günler bayrama doğru hızla gidiyor. Sahi biz nereye gidiyoruz?
Kardeşlik ayı Ramazan'ın 10. gününde şehitlerin 18 e çıktığı yazıyor gazetelerin alt sütunlarında. Benim, hepimizin kalbine ateşler düşüyor. Ailelerinin halini düşünmek bile istemiyorum. Bende üç babasız evlat büyüttüm. Bir ömür yarım yaşayacak, ana, baba, eş evlatlar nasıl avutulur ki.
Gazetelerin üst sütununda kavga haberleri kocaman yazılarla. Okumak içimden gelmiyor. Televizyona bakıyorum. 5, 5 milyon çocuğun yoksulluk sınırlarında olduğu ülkemde okullar açılıyor. Yeni öğretim yılı için tören ve konuşma var. ''Bilmem kaç milyarlık falan şey için sen bana gelmedin mi?'' diye bir şeyler duyuyorum. Sonra birileri cevaplar veriyor başka kanallarda. Kulaklarım uğulduyor sesi kısıyorum ama yüzlerdeki ifadeler gözlerimi, kalbimi acıtıyor.
Yüzde üç zamlı maaşını alabilmek için, sırada bekleyen yaşlı emekli geliyor aklıma ne münasebetse. İş bulamayan gençler, çileli analar, çocuğunun okul masrafını düşünen babalar, aileler gezinip duruyorlar, yorgun beynimde.
Sevgi, kardeşlik yardımlaşma bağışlamanın, anlatıldığı bu günlerde, hep tekrarını seyrettiğim o kabus filmi yine makaraya takılıyor. Kendimden değil, yurdumun sık, sık geçirdiği kalp krizlerinden korkuyorum. Ama o çok güçlü bunu da atlatır biliyorum.
Şarkı dilime takıldı yine. ''Gücüme gidiyor böyle yaşamak..
Halbuki onbir ayın sultanını yaşıyoruz. Sonbaharın en güzel ayı Eylül gelmiş şiir gibi. E..Günler bayrama doğru hızla gidiyor. Sahi biz nereye gidiyoruz?
Kardeşlik ayı Ramazan'ın 10. gününde şehitlerin 18 e çıktığı yazıyor gazetelerin alt sütunlarında. Benim, hepimizin kalbine ateşler düşüyor. Ailelerinin halini düşünmek bile istemiyorum. Bende üç babasız evlat büyüttüm. Bir ömür yarım yaşayacak, ana, baba, eş evlatlar nasıl avutulur ki.
Gazetelerin üst sütununda kavga haberleri kocaman yazılarla. Okumak içimden gelmiyor. Televizyona bakıyorum. 5, 5 milyon çocuğun yoksulluk sınırlarında olduğu ülkemde okullar açılıyor. Yeni öğretim yılı için tören ve konuşma var. ''Bilmem kaç milyarlık falan şey için sen bana gelmedin mi?'' diye bir şeyler duyuyorum. Sonra birileri cevaplar veriyor başka kanallarda. Kulaklarım uğulduyor sesi kısıyorum ama yüzlerdeki ifadeler gözlerimi, kalbimi acıtıyor.
Yüzde üç zamlı maaşını alabilmek için, sırada bekleyen yaşlı emekli geliyor aklıma ne münasebetse. İş bulamayan gençler, çileli analar, çocuğunun okul masrafını düşünen babalar, aileler gezinip duruyorlar, yorgun beynimde.
Sevgi, kardeşlik yardımlaşma bağışlamanın, anlatıldığı bu günlerde, hep tekrarını seyrettiğim o kabus filmi yine makaraya takılıyor. Kendimden değil, yurdumun sık, sık geçirdiği kalp krizlerinden korkuyorum. Ama o çok güçlü bunu da atlatır biliyorum.
Şarkı dilime takıldı yine. ''Gücüme gidiyor böyle yaşamak..