- Kategori
- Deneme
Öfke Türk' ün gıdasıdır..!

Öfkeyle kalkan zararla oturur..!" diye bir atasözümüz varken, dinimiz İslamiyet, Müslüman tavrı içerisinde öfkeye yer vermezken, biz toplum olarak öfkeyi kendimize gıda yapmışız..Gida..ama zehirli bir gıda..!
Peygamber Efendimize, bir bedevi gelip nasihat istiyor: "Ey Allahın resülü bana güzel bir şey öğret ki, beni kurtarsın..!" Peygamberimizin adama öğütü şu: " Öfkelendiğin zaman, öfkeni yut..!". Adam, Peygamberimizden daha fazlasını istiyor..Peygamberimiz adama yine aynı şeyi söylüyor: "Öfkeni yut..!" Bu durum, üç kez tekrar ediyor..
Öfkeyi yenmekle ilgili, Kuranda da ayetler var..Olgun Müslüman tavrı olarak, öfkelerini yenmeleri bir tavsiye ve bir övgü vesilesi olarak zikrediliyor.. Ama, bütün bunlara rağmen biz, öfkemizi yenemiyoruz. Günlük hayatta, politikada, sporda....Öfke her yerde...!
Belçıka milli maçından sonra, FIFA, Fatih Terim'den agresif tavırları için savunma istiyor..Daha önce İsviçre maçında başımıza gelenler henüz sıcaklığını kaybetmemişken üstelik...
Politik-tüccar Cem Uzan, öfkesi nedeniyle, belki de on beş yaşında bir çocuğa verilmesi gereken, bir cezaya çarptırılıyor.. Öfkesini yenme seanslarına katılması, konuyla ilgili kitaplar okuması yolunda tecziye ediliyor..
Bugün siyasi alan, öfkenin kaldırdığı toz duman içerisine giriyor. Öylesine toz duman ki, hakikati görmeye imkan vermiyor.. Öfke bir üslup biçimi olarak kabul görüyor..
Tuhaf olan şudur ki, "Öfkeyle kalkan zararla oturur.." diyen Türk atası, aynı zamanda "Öfke baldan tatlıdır..!" da diyebiliyor..Belki de bu ikinci atasözü, öfkenin yaşandığı an için söylenmiş, sonrası için değil.. Yani, "Öfke baldan tatlıdır; ancak öfkeyle kalkar, bu baldan yersen, sonuçta telafisi mümkün olmayan zararla oturabilirsin yerine.." demiş oluyor atalarımız...
Ama biz, öfkeyle kalmaya devam ediyoruz..Öfkenin zehirli balını yemek konusunda kimse bizimle yarışamıyor..Kavgalar, cinayetler, kırmalar, dökmeler.... Öfke, "keskin sirke" gibi "küpünü" yiyip bitiriyor..!
Her şeyi bir yana bırakıp önce şu öfkemizi yenmeyi öğrensek, pek çok sorunu daha başından çözmüş olacağız.. Ancak, bize bunu kim öğretecek..? Öğretmenlerimiz, babalarımız, politikacılarımız bu kadar öfkeliyken, bize öfkemizi yenmeyi kim öğretecek...??
İşte en zor soru bu..!