- Kategori
- Aile
Gül kokulu isimler

Sarı vazo sarı gül; gül hediye vazo benim. Pencere odama ait; park Berlin belediyesine; 25.11.2006
Babamın babasının gözleri mavi, anamın babasının gözleri yeşil; sülalede az da olsa bu göz renklerinin mirasçıları var.
Beni es geçen yeşil gen; oğlun iri gözlerinde demir atmış; bunun dışında bir de dayımın kızına dedemizin yeşili nasip olmuş!
Dayıkızı hünerli hamarat; yaşantısı sosyal içerikli, her yere her şeye yetişmek için çaba harcayan güzel bir kadın.
Eşinin görevi icabı İzmir dışında ikamet ediyor. Bu yüzden yaz aylarında Kuşadası’nda görüşebiliyoruz. Evlerimiz aynı site içinde.
14. Haziran günü; elinde bir kavanoz erik reçeli beni ziyarete geldi.
Erikler ortak bahçenin meyveleri.
Onun da metropolde okuyan bir evladı var. Akraba olan olmayan analar; bir araya gelince ne hakkında konuşurlar? Malum konular.
İlginçtir; bu kez malumların dışına taştı konuşmaların içeriği, başka yönlere kaydı. O okumasını seven bir terazi.
İsimlerin anlamları, önemleri; isim ve taşıyıcısı ile ilgili bağlantıları derken; kendi isminin kendinde bıraktığı etkilerden uzun uzun söz etti.
“Biliyor musun Alev Abla? İçinde “Gül” barındıran isimlerin taşıyıcıları: Çok verici ve fedakâr oluyorlarmış; ben artık bu alıp verme işlerinin dengeli olmasına dikkat ediyorum. Fedakârlık çoğaldıkça; okkası beş akçeye düştükçe…
Sermayeden yemeğe başlıyorsun.
Kimse kıymet bilmiyor diyemem; biliyor da diyemiyorum!”
Çocuklar ne haliniz varsa görün!
İsterseniz ne halde olduğunuzu görmeyin!
Kapı gibi ben varım; kapıyı çalmadan girin.
Evde olursam ne mutlu size…Yok isem, kapıma çöp bırakmayın…
Yarım kalan sözünü içten içten sessizce ben tamamlıyorum.
“Ben anayım! Çer çöplerinize ben kova olayım.”
Benim güllü dayıkızı ardında bir yığın dikenli düşünceleri bırakarak gidiyor.
Benim adımda gül yok! Buna rağmen…
Adımı masaya yatırıyorum, ortadan ikiye ayırıyorum ne çıkıyor?
Al-Ev!
Güllü değilim ama allıyım öyle mi?
Yoksa Tanrı: “Biraz da kendine “Al” kendine de hayrın dokunsun be kulum” mu diyor? Alevinle ısıt ama sakın kimsenin canını yakma; yakan yanar mı diyor!
Aklımdan esen rüzgârlar; gözlerimden akan sular, parlamadan zaten beni söndürüyor! Ana baba yadigârı bu isim bana hiç…
Yadigâr olduğundan; değiştirmeye gönül razı gelmiyor!
Hem içinde “Ev” yuva gibi sözcük; yeterince teselli ediyor!
İşin sırrı: Nereden nasıl bakıldığına bağlı.
Benim ülkemde “Güller” çoğunlukta bundan adım gibi eminim!
Belki bu yüzden fedakâr bir milletiz; öyleyiz ya biz öyleyiz!
Sağa sola; bitten yağ çıkarmaya; doğunun çetrefilli zekâsına, batının batan güneşine özenilmez ise… Gül kokulu isimler bizi gülistana taşır!
Gülün yapraklarını derleyelim; artık toparlayalım!
Derim!
Alev Meisel
15.Haziran 2009 İzmir’im isimler ve taşıyıcıları hakkında söyleyeceklerim daha bitmedi; dayıkızı: Küllenmişleri harlı ateşe çevirdi; yazarak kayıpları bulabilirmişim gibi…Züğürdün tesellisi…