Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

AYFER AYTAÇ GAZETECİ YAZAR

http://blog.milliyet.com.tr/ayferaytac

06 Haziran '22

 
Kategori
Çevre Bilinci
 

GÜLLER AĞLADI

MAYIS'TAN  BU YANA PEMBE PEMBE AÇMIŞLARDI
TAM DA 5 HAZİRAN ÇEVRE GÜNÜNDE EZİLDİ BÜZÜLDÜLER
 
Televizyon kanallarında gezinirken TRT'nin bir haber kanalında denk gelip baktım. Benim memleketimin yöneticileri zaman zaman ara verdikleri gül festivalini bu yıl yeniden başlattılar.Tanıtım için bir kaç kanaldan kameraman, muhabir gelmiş. Belediyeden aldıkları reklam ücreti kadar çekimler yaptılar. "Sanatçılardan şu gelecek, yok o değil. Yerine bu gelecek" sözleriyle, sosyal medya festivali günler öncesinden duyurmuştu. TRT haber kanalının aktarımına göre görkemli olmuş festival kutlamaları, ben oralarda olmadığımdan nasılını bilmiyorum.
 
 
Festivalin yapıldığı gün aynı zamanda Dünya Çevre Günü'ydü.  Dünyanın her yerinde olduğu gibi o gün, bizim ülkemizde de kutlamalar, temiz çevrenin önemini belirtici farkındalık sağlamak adına etkinlikler yapılıyordu. Ekrandan gördüğüm kadarıyla yurdumun bazı yerlerinde genç, yaşlı, çevreye duyarlı insanlar ellerindeki poşetlere çevrenin kirini pisini dolduruyorlardı.
 
Benim gülüyle namlı şehrimde ise (Güya festival ayağına gülümüz tanıtılacak) güller hoyratça koparılıp, ayaklar altında çiğneniyorlardı. Gözlerime inanamadım. Bazı ülkelerin üniversite öğrencileri festivale davet edilmişler. Kız, erkek onlarca genç, festival bitimi sonrası Isparta'nın gül bahçelerine götürülmüşler. Vakit öğle sonrası, ikindiye yakın bir zaman... Gençler boş tarlaya dalar gibi gül bahçelerinin içine doluyorlar,  bilinçsizce kopardıkları gülleri  birbirlerine atıyorlar. Bazısı yolduğunu koklayıp yere atıyor, kimi yapraklarını avuçlarında ufalayıp bırakıyor, sonra o güzelim güller ayaklar altında çiğneniyor.
 
Dahası da var, bu görüntülerden hoşnut olan şehir yöneticileri gençleri bu defa özel hazırladıkları gül yapraklarının doluluğundan oluşan havuza sokuyorlar. Kamyonlar dolusu güller ayaklar altında çiğnenmekteler. Gençler mest olmuş haldeler, gençlerle ilgilenen görevlilerde onlardan geri kalır değiller. "Oh güllerimiz ilgi gördü. Gençler bu misafirperverliğimizi çok beğendi" tebessümü içinde, gençlere tepelerinden aşağı gül yaprakları dökmekteler.
 
Gördüklerim karşısında rahatsızlık duyup kanaldan ayrılıyorum. Gösteri ne kadar daha devam etti, bilmiyorum. Merak eden geriye dönük bakabilir. İçinizden bazıları "bunun neresi yanlış, gül bu elbet koparılıp etrafa saçılabilir" diyebilir. Kazın ayağı öyle değil işte. 
 
Birincisi o güller Allah'ın insanlığa bir lütfu; göze, gönle hitab eden nimeti; cüzdanımızı rahatlatan maddiyat, sofralarımızı tatlandıran rızık.. İkincisi, toprak ana bağruında gülleri ne meşakkatle yetiştiriyor biliyor muyuz?  Güllerin açmasını nasip eden, onların da yaratıcısı  Allah'a hürmet ve şükür gerekmez mi, toprak saygıya layık değil mi?  Onca nimeti barındırıyor bağrında, üzerinde hoplaya zıplaya yürürken ayak altında börtü böceğin ezilebileceği düşünülmez mi?
 
En önemlisi Isparta gülleri pek çok Ispartalının evinin bereketi, dirliğin sebebi, alın terinin birikimi... Ispartalı niceleri gülden gelirle geçimini sağlıyor. Oğlunu kızını büyütür gibi, güllerin yetişmesine önem veriyor. Güllerin uykuya çekildiği saatlerde ne işiniz vardır gül bahçelerinde?
 
Sabahın köründe, fecir vakti, gül toplamaya gidenler enayi mi?  Acaba neden sabah ezanı zamanında toplanır gül? Güneş tepesindeyken açmış güller yanar kavrulur, beti benzi solar, diye.
 
Gül kokusu almak isteyenden, güller kokularını esirgemezler, Allah'ın verdiği güzelliği cömertçe sergilerler, lakin insanoğlu kendine sunulan güzelliklerin kıymetini bilmiyor, onlara nazik davranmıyor, bu bir gerçek...
 
Bilir misiniz 30-40 yıl öncesinde gül toplamaya gidenler gülleri ve onu kucağında barındıran toprağı rahatsız etmemek için özel düz lastik ayakkabılar giyerlermiş ve  gül toplama sürecinde asla seslerini yükseltmezlermiş, "tomurcuğa durmuş güllere sesimiz zarar vermesin, gül kızlar küsmesin hep açsınlar" diyerek...
 
Şehrimin yöneticilerince gül bahçeleri gezdirilen gençler o gül bahçelerinde neredeyse 50 numara ayakkabılarıyla koşup oynaştılar. Koparıp yerlere attıkları gülleri çiğneyip geçtiler, goncayı, gülü incittiler. Gül bahçesinin müdavimi Bülbülleri ürküttüler. Emin olun güller adına, güle emek verenler adına çok üzüldüm.  Melekler şahittir güllerin ağladığına, yakınlarında olsaydım ben de görürdüm soluşlarını, duyardım belki göğe karşı yakarışlarını.  Hareket kabiliyetleri olsaydı, son sürat kaçarlardı kendi mekanları olan bahçelerden; güllerde canlı. Bunlar bilmeyene öğretilmeli. Bir dahasında daha dikkat edilmeli.
 
Ayfer AYTAÇ
ayferaytac.com
 
 
Toplam blog
: 622
: 205
Kayıt tarihi
: 08.12.14
 
 

Gazeteci-yazar ..