Güllerin sessizliği / Edebiyat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '07

 
Kategori
Edebiyat
 

Güllerin sessizliği

Güllerin sessizliği
 

RİNDLERİN ÖLÜMÜ
Hafız’ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.
Gece; bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
Eski Şiraz’ı hayal ettiren ahengiyle.
Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.

Yahya Kemal BEYATLI

Şu alışveriş merkezlerinin korkunç uğultusu şehir kışlarını ağuluyor. Ne çok konuşuluyor günümüzde. İnsanlar konuşmayı aşkla seviyor. Lafla pilav pişerse, dağ kadar yağı benden…

Büyük şehrin gürültüsünde en çok aklıma güller düşüyor. Tanrı misafirinin suyu taşırmayan bir gül yaprağı olduğunu anlatan o Uzakdoğu öyküsünü bilirsiniz*…

Anadolu’nun, Doğunun, giderek Asya ve Uzak Doğunun insanı dolu kaplara bile sığabilen insandır. Doğuda anlatmak istediğini konuşmadan anlatma becerisine sahip insanlar yaşar. Sükut gül yaprağıdır. Suları taşırmaz asla. Büyük şehirlerimizde bunu anan, özleyen kalmadı gibi.

Yahya Kemal Rindlerin Ölümü’nde gülleri asude bahar ülkesine yakıştırıyor. O güller bülbül sesinden başka çıt çıkmayan sessiz bahçelerin gülleridir. Gülü şiirlerine ençok taşıyan şairlerimizden olan Hilmi Yavuz için de gül asude bir sessizliktir. Ses kendini güle, gül kendini sessizliğe dönüştürür H. Yavuz şiirinde. Sessiz bir gül bahçesi olur hayat.

Sevdalar bile bağırmadan, sessizlik içinde yaşanır bizim geleneklerimizde. Sevdanın sessiz işareti güldür. 'Doğunun sevdaları bir susuştur' diyor şairimiz. Duyulmayanı duyuran ise bir soluk gül.

“Sevda, belki bir susuştur
Ve kim bilir nasıl ve nerden gelen bir türküyle duyulmayanı
Bir soluk güldür, ki duyurmuştur”
(Doğunun Sevdaları III)

Artık ne böyle sevdalar ne böyle sessizlikler kaldı… Gül mevsimi değil, biliyorum. Yine de gül kuşu gibi gülden güle dolaşıyorum bu günlerde. Kışın soğuğunda, şehrin patırtılı hayatında gülleri arıyorum.

Elimde bir kitap var, yazarını kıskandığım: Güller Kitabı**. Yazar bu kitabında Türk kültürünün çiçek macerasını anlatıyor gül üzerinden. Gülle ilgili duyarlığımızın izlerini sürüyor edebiyatta, sanatta ve günlük yaşamda. Bizi tarihte bir gezintiye çıkarıyor. Birlikte Osmanlı’nın, eski edebiyatın gül bahçelerinde dolaşıyoruz. Kalabalık ve kasvetli kış kentlerinin gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için…

Okudukça Hafız’ın kabri olan bahçede güller açıyor kanayan renkleriyle. Okudukça anlıyoruz ki bir inanç uğruna can verenlerin kanından oluşur en güzel gül. “Her açılan gülde yepyeni bir Şiraz görünür”. Penceresiz odalarda Isparta gülleri toplanır. Sonra güller dağılır. Kış gelir. Rindler ölür.O zanın dediği gibi henüz vakit varken güllere sarılmalı…

***

NOTLAR

*Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz`süz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu. Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerideki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı…

** Güller Kitabı, Beşir Ayvazoğlu, Kapı Yayınları, 2006

***”Gather ye rosebuds while ye may”, Robert Herrick

 
Toplam blog
: 16
: 3249
Kayıt tarihi
: 16.02.07
 
 

İzmit doğumluyum. İngiliz Filolojisi'ni bitirdim. İki çocuk annesiyim. Kitap çevirmenliği yapıyorum...