​ Gündem / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '09

 
Kategori
Güncel
 

Gündem

Bugün, Türkiyede, yapay ve gerçek gündemi bir arada yaşıyoruz. Ortada bir suç ve sağlam deliller var ise, kanunlar çerçevesinde suçluların cezalandırılması konusuna kimsenin hayır diyeceğini sanmıyorum.

Yapay gündem yaratılarak, gerçek gündemi unutturmaya çalışmak yapılabilecek en büyük hatalardan biridir. Bu bağlamda size gerçek gündemin en önemli maddesi olarak düşündüğüm işsizlik ile ilgili yazmak istiyorum. Televizyonlarda yüzde on beş nokta beşi bulduğu ve bu oranla Türkiye tarihinin en yüksek rekorunu kırdığı söylenen işsizlik… Aralarında benim de bulunduğum üç buçuk milyondan fazla işsiz….

Şükrediyorum elbet. Başımı sokacak bir evim, yiyecek yemeğim, anne veya babamdan aldığım cep harçlığım var. Ama şükrediyorum diye de var olan sorunları da görmezden gelmek, insanın kendini kandırması olmaz mı?

İşsizlik, mutsuzluk demek. Bir aile babası düşünün. İşsiz kalmış… Evde ekmek bekleyen çocuk veya çocuklar ve de bir eş… Evin masrafları, çocukların eğitim masrafları, verilemeyen cep harçlıkları, maddiyatsızlıktan dolayı ailede meydana gelen kavgalar…. Bölünmeler, parçalanmalar, ayrılıklar….

Hani bir şarkıda diyordu, “ Bir şey yapmalı diye” … Evet gerçekten bir şey yapmalı… Eğer benim bir işyerim olsaydı, işçi çıkarmak yerine mevcut işçilerin maaşlarını, işyerimin durumunu düzeltene kadar azaltmak, sonrasında ise hem çalışanlarımın kesilen maaşlarını vermek hem de eğer yapılabiliyorsa zam yapmak isterdim. Yüzünüzdeki tebessümleri görür gibiyim…. Hem bir işveren, hem çalışanlarını çıkarmıyor, hem de onların haklarını adaletli bir şekilde dağıtmayı düşünüyor. Günümüzde işsizliği koz olarak kullanıp hem çalışanlarının haklarını vermeyen, mesai vermeden çalıştıran hem de işsizliğin kol gezmesini fırsat bilip üstü kapalı olarak söz aralarında işten çıkarmayla tehdit eden işverenler dünyasında eşine ender rastlanan bir durum öyle değil mi?

Yapay gündem ülkeyi kaos ortamına sürüklüyor. Gerçek gündemin en büyük eksisi olarak gördüğüm işsizlikte bu kaos ortamına, fırtınada meydana gelen hortum gibi eksi yönde katkıda bulunuyor. İşsizlikte tek sorun parasızlık değil. Sorunlar, zincirin halkaları gibi birbirini tamamlıyor. İşsizlik, parasızlık, ruh sağlığının bozulması, suç oranlarının artması, intihar vakalarının artması….

Ve memleketimden yine bir insan manzarası… İstanbulda bir yer… Adı çok da önemli değil… Gecekondu yıkımı… Oy için yapımına göz yumulan gecekondular… Seçimlerden sonra yıkıma gelen ekipler… Evlerinin yıkılmaması için mücadele eden insanlar… Bir babanın rehin aldığı henüz dört aylık bir bebek…. Kendi bebeği… Henüz dört aylık… Babası, minicik boğazına, çaresizlik içinde bir ekmek bıçağı dayamış… Hani, belki yıkımı engelleyebilirim düşüncesiyle…. Ah be çocuk, ben nasıl bir dünyaya geldim diyorsun değil mi? Gözlerinden akan yaşlarla, yaşadıklarına bir anlam veremiyorsun… Gözlerindeki korkuyu ve hüznü görebiliyorum… Ah be çocuk, henüz çok küçüksün, hayatla bu kadar erken tanışman ne acı… Ama gerçek…

 
Toplam blog
: 149
: 435
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

1999 yılında Ted Kdz Ereğli Kolejinden, 2003 yılında İstanbul Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyat..