​ Seçim / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '09

 
Kategori
Güncel
 

Seçim

29 Mart Yerel Seçimleri sona erdi. Kazananlar sevindi, kaybedenler üzüldü. Lakin seçim ile ilgili tartışmalar gündemi uzun bir süre işgal edeceğe benziyor. Çöpte bulunan oy pusulaları, seçime itirazlar… Ortada bir haksızlık var ise bu haksızlığa çözüm bulacak veyahut çözüm bulması gereken kurumlar bellidir. Fakat benim anlamakta güçlük çektiğim, seçim yüzünden meydana gelen ölümler.

Haber kanallarından birini izlerken, geçen alt yazı, seçim sonuçları yüzünden ölen kişilerin sayısını belirtiyordu. Bu ölümlerin nedeni vatana hizmet aşkı mıdır yoksa koltuk hırsı mı? Ama vatana hizmet için ölünmez, yaşanır benim bildiğim. Gerçi hayatta bildiklerinle gördüklerin arasında fark olduğunu hepimiz çeşitli vesilelerle öğreniyoruz. Bu saatten sonra umut ettiğimiz, seçilenlerin vatan’a yürekten hizmet etmesidir.

Ve İsmail Güneş… İhlas Haber Ajansının merhum muhabiri… Bir basın şehidi… Seçimlerden önce, Kahramanmaraşta meydana gelen ve tüm Türkiye’ yi yasa boğan helikopter kazasında BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, iki BBP bölge yöneticisi ve Türkiye’ nin deneyimli pilotlarından biri ile yaşama veda etti. Elim kazada ölen diğerleri gibi geride acı içindeki sevdiklerini bıraktı. Dürüst olmak gerekirse onun ölmeden önce ne ismini, ne de kim olduğunu biliyordum. Helikopter kazasının hemen ardından telefonla acili arayıp kazayı bildiren ve yardım isteyen Güneş, ne yazık ki diğerleri gibi donarak yaşamını yitirdi. Acil yardımı aradığında bir kişinin daha yaşıyor olabileceğini düşündüğünü söylüyordu. Duyduğu inlemede bir hayat belirtisi arıyordu. Diğerleri belki kaza anında ölmüştü, belki baygın da olsalar hala yaşıyorlardı ve donmadan önce zamanında kurtarılsalardı belki de bugün yaşıyor olacaklardı. Keşke diyor insan ister istemez. Keşke, onları zamanında bulabilmenin bir yolu olsaydı. Ama ne yazık ki hayatta keşkelere yer yok. Bu kaza, bunu bir kez daha gösterdi. Üstüne üstlük haberlerde bilgi kirliliği yaşandı. Bazen umutlandık, yaşadıklarına dair umutlarımızı diri tutmaya çalıştık ama olmadı, bazense aldığımız haberlerle umutlarımızın yerini acının sessizliği aldı.

Kendimi o helikopterdeki insanların ailelerinin ve sevdiklerinin yerine koydum. İnsanın elinden dua etmekten başka bir şey gelmiyor böyle anlarda. Gelse yapacak elbet. Hani elinden gelse bir kuş olup uçacak, kaza yerini bulacak, yardım isteyecek. Ama olmadı, olamadı işte.

Yazıcıoğlu’nun son konuşmalarını dinlerken tüylerim diken diken olmuştu. Sanki öleceğini hissetmiş, sevenlerine veda ediyordu, helallik istiyordu. Sevenlerinin umut dolu bekleyişi, yüreğimi acıtıyordu.

Ah, evet İsmail Güneş’ i yazıyordum değil mi? Kameralara içtenlikle gülümseyen, mesleğine sevdalı İsmail Güneş. Neden özellikle onu seçtim diye soracaksınız? Nedeni, onun vücudunun belirli bölgelerindeki kırıklara rağmen, belki yaşayabilirim umuduyla kırık olan helikopter koltuğunu kızak yapıp bir kaya kavuğuna sığınarak yaşama tutunmaya çalışmasıydı. Ölüm, soğuktu… Kar da öyle… Ama her şeye rağmen İsmail Güneş yaşama tutunmaya çalıştı. Kardan gelen ölüme direnmeye, ısınmaya çalıştı. Olmadı, başaramadı. Soğuktan donmuş olan cesedi, diğerlerinden birkaç gün sonra bulundu. Ve diğerleri gibi şanlı Türk bayrağına sarılı naaşı memleketinde gözyaşları içinde toprağa verildi. Bulunduğu duruma rağmen, yaşama tutunma azmi… Yaşama umudu…. Mekanları cennet olsun. Bu kazanın bize öğrettiği pek çok husus oldu. Teknolojiyi doğru kullanmak, acil durumda doğru iletişim ve anında yapılması gerekenler… Ama, benim İsmail Güneşten öğrendiğim çok değerli bir husus var. İnadına yaşama tutunmak….

Sevgili İsmail Güneş… Seni ölmeden önce tanımıyordum ama bana yaşama tutunma azminle verdiğin tokat gibi yanıt iyi bir ders oldu…

 
Toplam blog
: 149
: 435
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

1999 yılında Ted Kdz Ereğli Kolejinden, 2003 yılında İstanbul Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyat..