- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Gündemi kim belirliyor?

Türkiye’nin gündemini kim, nasıl oluşturuyor? Medyanın ön plana çıkardığı haberler mi gündemi meydana getiriyor, yoksa gündemi oluşturan haberleri mi medya veriyor? Tam bir münazara konusu.
Gündemin oluşturulması elbette çok önemli. Bu yüzden Medya herkesin sahip olmaya çalıştığı bir güç. Türk medyasının yapay bir gündemi olduğu ve aslında gündemde olmayan konulardan gündem yarattığı gibi bir iddia her zaman var.
Günlük siyasetin böyle bir gündemle yönlendirildiği doğru olsa bile, Türkiye’nin dış siyaseti, uluslararası platformdaki yeri de bu günlük siyasetin içinde mi eriyip gidiyor?
Bugün 5 Kasım. Aslında sıradan bir gün. Ancak geçtiğimiz günlerde ülkeyi ayağa kaldıran PKK cinayetleri yüzünden sınır ötesi harekâtla ilgili vereceğimiz kararı birebir etkileyecek olan meşhur Erdoğan-Bush görüşmesi bugün yapılacak.Klasik deyimle dananın kuyruğu bugün kopuyor. Akşam gazetesi haberi bu deyimi hatırlatarak “Beyaz Saray’da Kritik Buluşma” manşetiyle vermiş. Türkiye gazetesinin manşeti de buna çok yakın: “Beyaz Saray’da Kritik Zirve.” Erdoğan Bush’a, PKK’yı, ya siz bitirin, ya da işimize karışmayın, diyecek.
Zaman gazetesi “Washington’da Tarihî Görüşme” manşetiyle verdiği haberde, Türkiye ABD’den PKK kamplarına müdahalede bulunmasını isteyecek, zirvede diplomatik sürecin sonuna gelindiği net şekilde anlatılacak, sonuç alınmazsa sınır ötesi operasyon konusunda inisiyatif hükümete kalacak, diyor.Posta gazetesi Erdoğan’la Bush’un bugün Beyaz Saray’da bir araya gelmesini başbakanın söylediği “Samimiyet Sınavı” manşetiyle vermiş. Bilindiği gibi Türkiye’nin Kuzey Irak’a sınır ötesi harekât yapıp yapmayacağı bu görüşmede netleşecek.
Radikal gazetesi bu görüşme için “Son sözler Söylenecek” manşetini atmış. Ancak Amerika’nın operasyonsuz çözüm aradığını da hatırlatarak, hatta bu arada bir yetkilinin biraz da şakayla karışık, kar yağmasını bekliyoruz demesine dikkati çekmiş.
*****
Tahmin ettiğiniz gibi, günün daha popüler haberi, 8 askerimizin iade edilmesi… Bunun önemli olduğunda kuşku yok da, bugüne denk getirilmesinin sebebiyle ilgili şüpheler var.Milliyet gazetesi Erdoğan-Bush buluşmasını “Dünyanın Gözü Onlarda” şeklinde manşete taşırken, haberin devamında, sınır ötesi kararını etkileyecek kritik görüşme öncesi rehin 8 askerin bırakılmasını, ABD’nin kararlılık gösterisi olarak nitelendirmiş.
Star gazetesi daha iyimser bir yorumlamayla askerlerimizin bırakılmasını “Tezkerenin İlk Meyvesi” olarak gösterirken, Türkiye’nin terör karşısındaki kararlılığının ilk sonucunu verdiğini belirtmiş.
Evet askerlerimizin iadesinin bugüne denk getirilmesi gündemi hayli sarstı. Burada oynanan oyun ve zamanlama, kendini önümüzdeki günlerde daha iyi belli edecek.
Akşam gazetesi “Müthiş Zamanlama” manşetiyle bu konuya dikkati çekmiş ve sınır ötesi operasyonu önlemeye çalışan Kuzey Irak yönetimi Erdoğan-Bush zirvesine saatler kala, 8 askeri PKK’dan alıp iade etti, pazarlığın her aşamasında ABD’li yetkililer de bulundu şeklinde haberi vermiş.
Yeni Şafak gazetesi, ABD, Erdoğan-Bush zirvesine saatler kala, 8 askeri terör örgütünden alıp Türkiye’ye iade etti, teslimatı çuvalcı imajını silmek isteyen General David Petraeus bizzat gerçekleştirdi, derken bunu “5 Kasım Jesti” olarak değerlendirmiş.
Haberi benzeri bir mantıkla yorumlayan Star gazetesinin manşeti ise Erdoğan “İner İnmez Askerler Serbest” şeklindeydi. Kayıp 8 asker Erdoğan Bush görüşmesi öncesinde Kuzey Irak’tan Ankara’ya getirildi, diyen Cumhuriyet gazetesi de “Askerler Türkiye’de” şeklinde sade bir manşet atmış.
*****
Olayın perde arkasıyla ilgili net bilgiler elimizde olmamasına rağmen, DTP’nin bu konuyla bağlantılı olması ilginç. DTP’yi bunun için kim görevlendirmişti, kimse görevlendirmediyse, neden Türkiye adına onlar muhatap kabul edilmişti?
Vatan gazetesinin “Apo Posterli Şov” haberine göre, ABD Kürt liderlere, onlar da PKK’ya baskı yapmıştı. Kaçırılan 8 askerimizi gidip Apo posteri önünde tutanak imzalayıp teslim almak da DTP’li milletvekillerine kalmıştı. Ama nasıl ve niye?
Hürriyet gazetesi, “Şov Yapamadılar” manşetli haberinde, rehin askerlerin geri dönüşünde ABD’nin Irak’taki 1 numarası Orgeneral David Petraeus’un devreye girdiğini ve DTP’lilerin şovunu önlediğini söylüyordu ama, Posta gazetesi Hakkari Dağlıca’da 12 askerimizi şehit eden “Katillere Teşekkür Ettiler” başlığıyla verdiği haberde, askerlerimizin DTP’li milletvekilleri Aysel Tuğluk, Fatma Kurtalan ve Osman Özçelik’e teslim edildiğini, DTP’lilerin sözde tutanağa imza attıklarını söylüyordu.
Güneş gazetesi de “Kahpe Tezgah” başlıklı haberinde, ABD, Barzani, Talabani ve DTP, kan içici PKK’ya, diyalogla barışçı olabilen bir örgüt havası verebilmek için, kaçırılan askerlerimizi bile kullandı, diyerek kızgınlığını ortaya koyuyordu.
*****
Bu konuyla bağlantılı bir başka haber de şöyleydi. “Operasyon Korkusu.” Haberde Takvim gazetesi, Barzani’nin bir yöneticisinin, Kuzey Irak’ta Türk ordusu korkusu yaşandığını, peşmergelerin ilkbaharla birlikte operasyon beklediklerini söylüyordu.
Sabah gazetesinde de uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Beril Dedeoğlu’nun “Önemli Bir PKK’lı Teslim Edilebilir” şeklindeki bir görüşü haber yapılmıştı.
Bana kalırsa gündem sanki Türkiye’nin elinden kayıyor, ya da kaydırılıyor gibi. Türkiye saatiyle akşama doğru Beyaz Saray’da Erdoğan’la Bush biraraya geldiklerinde, ortaya neler çıkacak göreceğiz.
Yarınki gazete manşetlerinde bizi sevindiren başlıklar mı olacak, yoksa dağ fare mi doğuracak, anlayacağız.
PKK tarafından Rehin alınan askerlerimizin iadesiyle ilgili protokol nasıl yürütüldü bilemiyorum. Türkiye elbette bu işi kendi haline bırakmadı. Ancak Basın her konuyu alabildiğine irdelerken bu konuyu gündeme pek getirmedi.
Bunu bir hükümet siyaseti olarak yaptığını sanmıyorum. En azından hükümete karşı olduğu bilinen medyada haberler, yorumlar çıkabilirdi. O da olmadı. Sonra bu işi bir nevi DTP halletmiş gibi bir pozisyonla karşı karşıya kaldık.
Benim bilgim yetersiz kaldığı için bu konuda aklıma estiği gibi yorum yapmak istemiyorum. Ama anlayamadığım ve anlamlandıramadığım çok nokta olduğunu belirtmeliyim. Bilenler yorumlarıyla katkı sağlarlarsa sevinirim.
*****
Gazetelerdeki diğer manşetlere de bir göz atalım isterseniz.
Hürriyet gazetesinde “Türk Malı Buzul Ayısı” başlıklı bir haber var. TUBİTAK bünyesinde yapılan bilim dünyasını şaşırtan bir deney ile dünyanın donmaya dirençli ilk faresi türü geliştirilmiş.
Sabah gazetesi “Rüzgar Ekip 3 Keban Üretecek” başlıklı haberinde, Türkiye’nin en zengin işadamı Hüsnü Özyeğin’in, Keban’ın 3 katı elektrik üretecek 43 rüzgar santrali kuracağını anlatıyor.
Radikal gazetesinde ise bir dış haber başlık olmuş. Yargıçları ve muhalif liderleri tutuklatan Müşerref, Pakistan’da iktidardayken bir darbe daha yapmış. Haberin başlığı “Müşerref Tazeledi.”
Takvim gazetesinin “Bir Sakatlık Var” manşetli haberinde, aylık 71 YTL’den fazla geliri olan engelliye maaş bağlamayan devletin, bu parayı vermek için buzdolabı ve televizyon olmayan boş bir evi şart koşmasının trajikomik öyküsü anlatılıyor.
Bugün gazetesi ise “Makam Aracı Saltanatı” başlıklı haberinde, devletin verdiği araçla çocuklarını okula bırakanların, pazara ya da pikniğe gidenlerin suçüstü yakalandığını, 831 yüzsüze soruşturma açıldığını belirtiyor.
*****
Gazetelerde küçük de olsa ilk sayfada yer bulan haberlerden biri de bir intihar vakası. Güneş gazetesinde “Mado’nun Küçük Prensi İntihar Etti” şeklinde verilen haber, Yeni Şafak’ta, “Mado’ya Ateş Düştü”, Tavim’de ise, “10. Kattan Ölüme Atladı” şeklinde verilmiş.
Eski başbakan yardımcılarından Sodep’in kurucusu ve ilk genel başkanı Prof. Dr. Erdal İnönü, dün İstanbul’da toprağa verildi. Türkiye gazetesi “İnönü’ye Veda” başlığıyla haberi verirken, Posta gazetesi, siyasetle uğraştığı günlerde omuzlara alınmaktan hoşlanmayan İnönü için “İlk ve Son Kez Omuzlarda” başlığını kullanmış.
Son haberimiz Güneş gazetesinden. “Fatma Bavulu Hazırladı”. Bugün yapılacak Erdoğan-Bush zirvesinden çıkacak habere göre Kuzey Irak’a sınır ötesi bir harekat yapılabileceğini gazete bu başlıkla duyurmuş.
*****
Spor haberlerine gelince, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin sonuçları bugün de bazı gazetelerin birinci sayfasında kendine yer bulduğu gibi, Galatasaray’ın son dakikada beraberliği kurtarmasını da ilk sayfadan verenler olmuş.
Fanatik gazetesi sarı kırmızılıların son dakikada kurtardığı bir puan için Kalli’yi ellerini açıp “Bereket Versin” diye dua ederken görüntülemiş.
Fotomaç gazetesi Servet’in son anda attığı golle Galatasaray’ı kurtarmasını “Servet Beyanı” manşetiyle değerlendirmiş.
Fotospor gazetesi ise, Kalli’nin ikincini şükrünü “Danke Schön Tanrım 2” diye manşet yapmış.
Bugünlük de bu kadar. Yarın yeniden birlikte olabilmek umuduyla…