- Kategori
- Eğitim
Güneş doğunca ampuller söner

"Kara gün kararıp kalmaz" der büyüklerimiz. "Her gecenin bir sabahı vardır". "Gecenin en karanlık olduğu an, gün doğumuna en yakın olan andır" gibi sözler de vardır bu konuyla ilgili.
Bu sözler nereden mi aklıma geldi? Bazen bir demeç beni çıldırtmaya yetiyor. İşte öyle bir demeç; Pazar günü başbakan yine YÖK'e yüklendi;"Bizim görevimiz üniversite açmak, YÖK'ün görevi öğretim üyesi yetiştirmek, sen eğer yetiştiremiyorsan, elbet bir yetiştiren bulunur!". "Sen bulamıyorsan, -bizden-çok adam var o göreve talip" Olay şu: birdenbire, bakkal dükkanı açar gibi, (o bile bu kadar kolay açılmaz ya, neyse), 13 tane üniversite açmaya kalktılar, seçim yatırımı tabii ki. Ama meydanda o üniversitelerin adından başka bir şey yok. Yani taşı atıp sonra nişan alıyorlar.
Ben başımdan geçtiği için biliyorum, bir yüksek okulda part-time derse giriyordum, çocukların haline acıdım doğrusu.Bölüm açılmış, çocuklar tercih yapıp gelmişler, aşçılık bölümü, ne hoca var, ne malzeme var, ne de yemek yapmak için ekipman ve ortam var. Aileleri o çocukları oraya yollayabilmek için ne sıkıntılara katlanıyor, çocuklar hangi koşullarda yaşıyor biliyordum. Bu beni çok üzmüştü. Şimdi bu yeni üniversitelerin durumunun bu benim yaşadığım durumdan ne farkı var? Doğal olarak YÖK, sorumluluk sahibi, bilinçli kişilerden oluştuğu için bunun imkansızlığını dile getiriyor. Öğretmen yok! Neden mi yok? Hükumet öğretim üyelerine hakettikleri ücreti vermediği için, ayrıca kadro vermediği için yok. Yani suç YÖK'te değil, hükumette. Bir de şu "BİZDEN" sözü ilgimi çekti, ne demek bizden? Sanırım İHL'leri kastediyor. Zaten heryere yerleşti o "bizden" olanlar. Üniversitelere de gelecekler doğal olarak. Hayır! Bu böyle sürüp gitmez! Bu ülke sahipsiz değil, elbet Atatürkçü, ülkesini, vatanını milletini seven insanlar bu ülkeyi beyinleriyle pırıl pırıl aydınlatacaklar, güneşle aydınlanmış gibi olacak her yer. O zaman... o zaman ampuller sönecek işte! Gün ışığının yanında ampulün sözü mü olur? "Zalimin zulmüne bakma, ömrünün noksanına bak" der atalarımız... Elbet sabah olacak, elbet, biz yeter ki, enseyi karartmayalım....