- Kategori
- Şiir
Güneşli vedalar yağmurlu günlere oranla kolaydır

2004 yılı yağmurlu bir cumartesi sabahı
uyandığımda Eskişehir’deydim.
Yataktan çıkmış sessiz giyinirken
siyah çarşaf üzerinde uyuyan kadına baktım
cesetten farkı yoktu
memeler hareketsiz
kollar açık
bacaklar çarpık
baş hafif sola yatık
90 km hızla giden aracın
ön camından fırlayıp
yatağa düşmüş hali vardı.
Gömleği giymiş tam sıvışıyordum ki
“Nereye gidiyorsun?” diye sordu.
Başımı çevirip: “Tay satışlarına.” Dedim,
aklıma gelen ilk şeydi.
2004 yılında, sabahın altı buçuğunda dünyanın herhangi yerinde
hiçbir kadın bir erkeğe o şekilde bakmamıştır.
“Pardon?”
“Geç kalıyorum.”
Yağmurun nadir düştüğü kirli cama baktı.
Sonra başını çevirip: “Tay satışları? Bu havada?” dedi uykulu şekilde.
“Evet, bu havada.”
“DEFOL!!! Bari iyi bir yalan bulsaydın!” diye kükredi dişi aslan
ardından o güzel kıçını dönüp ağlarken
sokağa çıktım...
Bazen vitesi büyütmek gerekiyordu.