- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Güvenecek kim kaldı?
-Her zaman güvensizlik göstermek, her zaman güvenmek kadar büyük bir yanlışlıktır.
Goethe
-Merhaba Goethe, iki ucu göstermişsin ama ortayı söylememişsin. Anladığım kadarıyla diyorsun ki, zaman zaman güven de gösterelim, güvensizlik de, ama her zaman ne hep güven ne de hep güvensizlik gösterelim. İyi ama hangi tekil durumlarda güven ya da güvensizlik göstereceğiz bunu nerden bilelim?
-Biraz düşüniyim..
-Peki sen biraz düşün bakalım..
-Ya şimdi beni uğraştırma, güvensizlik duyduğun zaman, biraz güvene yaklaş, güven duyduğunuz zaman da biraz güvensizliğe yaklaş, kararın yanlış bile olsa, aynı konuda güven ve güvensizlik kapılarını şenlendirmiş olursun.. hadi bana eyvallah, akşam görüşürüz.
-Bu kadar kısa sürede iyi cevap senden bekleneceği gibi.. geç kalma daha savunman gereken sözlerin var.
-Canımcığım, beni biliyorsun uşağım bile olsa, yanlışımı düzelteni efendim sayarım
-Bilmez miyim efendim, iyi de uşağın senin yanlışını düzeltti efendin oldu, sen de onunkini düzelttirsen kim kimin efendisi olacak?
-Uğraştırma beniiii!
-Peki, hadi git işine..
Evet sayın okuyucu güven ile güvensizlik meselesine dönersek..
Hayatta bizi en keskin kimler yanıltır biliyor musunuz?...
Konuşuyor olsaydık cevabı bekliyebilirdim ama, yazmaya devam etmek zorundayım.. evet bizi hayatta en keskin yanıltan sevdiklerimizdir. Bu nasıl olur? Şöyle; biz çünkü sevdiklerimizin bize yönelik yönlendirmelerini tavsiyelerini ya da kararlarını çok sorgulamayız. Çünkü onun bizi sevdiğinden ve iyiliğimizi düşüneceğinden eminizdir. Hakkattende öyledir. Onlara duyduğumuz bu güven bizi zora sokabilir. Oysa, tamamen aynı konuda, sevdiğimiz olmayan birinin aynı yöndeki kararına daha az güvenle yaklaşacağımızdan dolayı daha az risk altında olabiliriz. Şimdi bu bilgiyle, sevdiğimizin bizim hakkımızdaki bir kararına biraz daha şüpheyle yaklaşırsak, bu sefer de onunla sıcaklığımız bozulabilir.
Bazı notlar:
Güven göstermemek, güvensizlik duymak değildir.
Güvensizlik duymamak güven duymak değildir.
Güven duymak, aklımızı askıya almaktır.
Güvensizlik duymak, aklımızın sonuçlarından şüphe etmektir.
Bir eylemimizi gerçekleştirmemiz, karşımızdakine güven duymaya dayanmamalıdır.
Bir eylemimizi gerçekleştirmemiz, karşımızdakine güvensizlik duymaya dayanmamalıdır.
Bir eylemimizi gerçekleştirmemiz, kendimize güven duymaya dayanmamalıdır.
Bir eylemimizi gerçekleştirmemiz, kendimize değil eylemimize güven duymaya dayanmalıdır.
(Çünkü kendimize güven duymak her eylemimizi kendi gözümüzde doğru kılar.)
Aynı şekilde karşımızdaki kişiye komple güven yanlıştır. Herkesin güvenilecek ve güvenilmeyecek yanları olabilir.
Ve yine, birinin en güvenilecek yanı bile gün gelir hata yapabilir. Artık adamın kasları güven duyula duyula deforme olmuştur çünkü. Hayatta yaşanan her şey yenidir.
Güveni yaşamak güzeldir amma ah şu güvendiğim dağlara karlar yağdı olmasaydı. Ama anlatabildiysem, demek istediğim bu ikisinin arasında yer alan, ikisinden de bağımsız noktanın önemli olduğu.
Şu Werther de nerde kaldı ya?!