- Kategori
- Psikoloji
Güzel bir hayaller dizisi

Geçmiş ile gelecek arasındaki ve belki de şimdi arasındaki farkı anladığım anlardan birindeyim..
İnsan olmak ne ilginç şey diye düşünüyorum bazen..
Evet, şimdi de aynı şey aklımdan geçiyor... İnsan olmak çok ilginç bir şey...
Tesadüfleri düşünüyorum... Nedir tesadüf diye.. Gerçekten tesadüf mü yoksa önceden planlanmış mı? Sorguluyorum..
Bilgisayarda müzk diniliyorum şu an.. Müzik rahatlatıyor beni.. Gergin miyim? Hayır...
İçimden gülümsemek geliyor... Geçmişte yaşadıklarıma ve şimdi yaşadıklarıma..
Seviyorum bu dünyayı..
Rengarenk çiçeklerle dolu bir tarlada olanca hızımla koşmak, dönme dolap gibi kendi etrafımda dönmek istiyorum şu an..
Ne güzel olurdu..
Hayal etmekle yetiniyorum şimdi.. Belki ilerde olur.. Hayır.. Hayır... Belki demeyeceğim.. Bu hayalimi gerçekleştireceğim.. Zor bir şey değil.. Ben dönerken kendi etrafımda, kafamı kaldırıp masmavi gökyüzüne bakacağım ve haykıracağım.. Ne mi?.. Ne olursa... O an aklıma ne gelirse..
Çılgınlık, değil mi? Varsın çılgınlık olsun... Ara ara yaşamak gerekiyor bu çılgınlıkları..
Aslında bir deniz kenarında olmak da hiç fena olmazdı.. Şu son günlerde denize fena takmış durumdayım..
Güzel olurdu şöyle boş bir sahil.. Su ılık olacak ama.. Su o kadar berrak olmalı ki dibindeki kumları görebilmeliyim.. Ellerimi suya sokup su yüzeyinin dalgalanışını seyretmeliyim.. Durgun olmalı su.. Bir yandan da güneş batyor olsa.. Sudan çıksam ve incecik kumalrın üzerine serilsem.. Gökyüzünü ve güneşin batışını izlesem.. Hayal benim değil mi? İçine istediğim her türlü şeyi katarım işte..
İstediğim anda da değiştirebilirim hayalimi.. Hayalin sahibi benim çünkü..
Mesela şimdi de yemyeşil bir ormanın içinden geçen bir nehir kıyısında yürüyorum.. O kadar yeşil ki her yer.. Çiçekler açmış rengarenk.. Eğilip bir iki tanesini alıp saçıma takıyorum.. Yakıştı mı acaba? Kime sorsam ki?
Nehir boyunca yürüyorum.. Ayakkabılarımı çıkarıp elime alıyor ve çıplak ayakla nehirin ortasındaki taşlara basıyorum.. Sular ayaklarıma masaj yapıyor.. Aman dikkat! Az kalsın kayıp düşecektim..
Sudan çıkıyorum, biraz fazlaca soğuk, üşüdü ayaklarım...
Sonra yukarı tepeye tırmanıp yeşilliklere oturuyorum ve aşağıdaki nehrin sonundaki şelaleyi seyrediyorum...
Aman Tanrım! Gökkuşağına bak.. Harika renkleri var.. Yürüsem keşke onun üzerinde..
Şimdi hayal değişiyor..
Bir gölün ortasında buluyorum birdenbire kendimi... Sandalla gezmek de pek hoşmuş.. Çalıların arasından kuş sürüsü fırlıyor ve gökyüzünde şekilden şekile giriyorlar.. Balıklara bak.. Nasıl da yüzüyorlar..Kaçın, Kaçın ! Kürekler çarpmasın size.. Öğlen sıcağını hissediyorum, birazcık terledim sanırım..
Başka bir mekana uçmanın vakti geldi..
Nereye mi?..
Aaa burada yağmur yağıyor... Yağmur altında ıslanmak da güzel.. Tabi sonrasında hapşırıp yatakta bir kaç gün geçirme riskini göze alabilirsem..
Ayakkabılarım çamurlara bulanmış.. Olsun.. Miss gibi toprak kokusu yayılıyor havaya..
Üşüdüm... Birileri üstüme giyeceğim birşeyler getirse ya.. İçimden şiir okumak geldi nedense.. Yağmur altında şiir okumak mı?? Eh, işte en nihayet sucuk gibi ıslandım.. Neyse, birazdan güneşli bir yere geçer ısınırım..
Zaman ilerlemiş.. Mevsim kış.. Kar yağıyor lapa lapa.. O kadar beyaz ki her yer, gözlerim kamaşıyor.. Saçlarım kardan bembeyaz oluyor.. O da ne?
Dağ başındaki o şey, küçük bir kulube mi yoksa? Gireyim içeriye.. Hu huuu?? Kimse yok mu? Tüh, kimse yok... Ama burada bir şömine var.. Kocaman ve çıtır çıtır da yanıyor... Azıcık odun daha atayım bari.. Şöminenin önünde de yumuşacık tüylü bir kilim varmış.. Oraya yatayım da ısınayım.. Kendimi kedi gibi hissettim sıcakta böyle yayılmış..
Ne güzel..
Bayılıyorum böyle hayal kurmaya..
Beni bambaşka diyarlara götürüyor..
Not: Resim www.atamihotel.com dan alınmıştır.