​ Güzel İnsanlar / Dostluk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Mustafa Çifci Aşk Yazarı

http://blog.milliyet.com.tr/mustafacifci

29 Nisan '14

 
Kategori
Dostluk
 

Güzel İnsanlar

Güzel İnsanlar
 

Güzel İnsanlar


Nerede güzel bir insan görsem içimden bir rüzgar eser.

Bahar rüzgarları gibi, tatlı ve serin…

Güzel insanlarla birlikte olmak yaşamı güzelleştirir. Kötüyü iyi, iyi olanı daha da mükemmel yapar. Bazen bir yerlerde gördüğümüz, bazen de tesadüf  tanıştığımız güzel insanlarla belirli bir yaşam görüşünü paylaşabilir, hayatımıza renk gelebilir. Hayatımızda hep bir yeri olan,  sevdiğimiz dostlarımız vardır. Canımız sıkıldığında zaman gözetmeksizin aradığımız, doğru olanı hiç çekinmeden, hatta bize kızacağını bilsek bile söylemekten çekinmediğimiz dostlarımızdır onlar. Çünkü doğru olanı kabul etmeyip, karşılıklı hatalarımıza kızacak olursa, zaten onlar istediğimiz dostlar  değildir. Yakın çevremizde dost gibi görünüpte dost olmayanlarda vardır. Hayatımıza renk katan, olmazsa olmaz saydığımız, sevinç ve hüzünlerimizde hep yanımızda bulunan dostlarımızdır gerçek dostlarımız.  

Gündelik yaşantınıza bir bakın. Kaç yaşınızda olursanız olun - önemli değil, çünkü her yaşın bilgi ve tecrübesi kendine göre önemlidir- can ciger olduğunuz kaç insan yer aldı hayatınızda? Arkadaşım, dostum dediğiniz insanları bir düşünün.

Hangisi sadece sizinle konuşmak için arıyor?

Hangisi hiç bir işi olmadan sizi ziyaret ediyor?

Hangisiyle birlikte olunca ağız dolusu gülüp, kahkaha atıp, zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmıyorsunuz?

Sevgilimiz, sevdiğimiz insanlar da böyledir. Dikkat edin dışarı çıkarken ya da sinemaya giderken filmin güzel olup olmadığını tartışıyor, gideceğiniz yerin güzel olmadığından dem vurup, “çok iyi olurdu ama benim bu gece bir sözüm var, keşke az önce arasaydın, şimdi söz verdim, gelemem,” diyorsa, bilin ki, o sizin için değil film için çıkıyordur sizinle. Hep gidilecek ya da gezilecek yerler ön planda geliyor ve iyi olmadığından dolayı bir isteksizlik görüyorsanız ve gelmemek için bahaneler bulmaya çalışıyorsa hiç vakit kaybetmeyin kendinize ve ona bir iyilik yapıp bu sevdadan vazgeçin. Çünkü siz ikinci tercihsiniz demektir bu durumda. Ve aşk, asla ikinci tercih olmayı sindiremez.

Dostluklar asla tercih edilemez, bahane bulunmaya çalışılmaz, bir başkası için gelemem denmez. En kötü ihtimal söz verdiği arkadaşıyla birlikte olup olamayacağını sorar. Güzel insanlarla birlikte olmakta zaten red edilemez. Çünkü güzel insanların birbirleriyle tanışmalarından yeni ve daha güçlü birliktelikler ortaya çıkar.

Ben güzel insanları seviyorum…

Güzel kadınları da.

Yine biliyorum ki bütün kadınlar güzeldir, güzel olan mutlaka bir yanları vardır.

Saçları bakımsızda olsa, kimbilir nice gizemli dünyaları kalplerinde taşıyorlardır.

Durgunda olsa bakışları, kimbilir hangi meltem rüzgarlarıyla savruluyordur yürekleri.

 Sıradan  sandığınız ama dört mevsimi her an yaşayabilen, yaşatabilen, kadınlar vardır.

 Bilemezsiniz bunları…

Maddi durumunuz iyi olur, kendinize yeni bir oda tutarak her gün değişik kadınlarla birlikte olabilirsiniz. Her gün değişik vucütlarda, yeni tenlerin sıcaklığında terleyebilir, ıslanabilirsiniz.

Bir türlü kanmaz, her gece sevişebilirsiniz…

Hayatın tam ortasında bulunduğunuzu, sahte gülümseyiş ve aldatışın verdiği şımarıkla gülümseyebilir, çevrenize neşeler saçabilirsiniz.

Ama bütün bunların biteceği bir zaman da mutlaka vardır.

Çünkü hiç bir şey sonsuz değildir.

Eğer bir sevişme gecesini değil de, sadece bir çay bahçesinde oturup çay içip konuşarak geçirmeye tercih ettiğinizde bazı şeylerin anlamlarından başka anlamlar taşıdığını ögrenmeye başlarsınız.

Bilmeniz için yaşamanız lazım.

Yaşayabilirseniz eğer bu muhteşem duyguyu, hayatın sadece bir yanını değil birden fazla penceresi olduğunu da anlamaya başlarsınız. Bütün parçaların bir araya gelmesinden bir bütün oluştuğunu da.

Ama bizler çoğu kez hayatın sadece bir yanıyla meşgul oluruz yada bir parçayla bütünleşmeye çalışırız. Ve tek parçayla bir türlü tamam olmayan hayatımızla kısır bir döngünün içinde döner dururuz.  Ve unuturuz, bir gün dostlarımızı kaybedeceğimizi ya da bizim kaybolacağımızı.

Ben güzel kadınları seviyorum, hem de çok seviyorum…

Küçük, mini mini çocukları da seviyorum.

Konuşan ve hep gülümseyen yüzleri de seviyorum.

Keşke bütün acılar bitse, keşke her gece dostlarımızla birlikte olabilsek.

Keşke geçen günü sorguya çekebilsek her akşam.

Keşke manasız ve aptalca kıskançlıklarımızdan kurtulabilsek.

Birbirini seven, kendine ve karşısındakine güvenen insanların sorunu değil zaten kıskançlık. Zayıf, bencil, kendini düşünen, kendi yüreğini bile tanımayan, insanlara güvenmeyen, dünyaya sadece bir tek pencereden bakan insanların sorunudur kıskançlık.

“Seven kıskanır” saçmalığından arınmış insanlarında sorunu değildir kıskançlık.

Çünkü sevmesini bilen insanlar hep güzel insanlardır. Sevmesini bilen insanların  çevresini düşünen kocaman yürekleri vardır. Onlar, kavgayı sevmezler. Onlar, saygı duymasını bilirler. Onlar, anaların kutsal olduklarını söyleyip en ufak bir anlaşmazlıkta, hatta ufak bir kazada, trafikte ana-avrat küfür etmezler. Onlar, bütün kadınların sade bir çiçek olduklarını, her kadının kendine has bir dünyasının olduğunu, görmekle anlaşılamayacağı gizemli bir yanlarının olduğunu bilirler. Onlar aşk ve sevgi için herşeyi yaparlar ki, hayat buna değer.

 

[2004 yılında yazılmış bir yazım]

 AşkYazarı MustafaÇifci®www.mustafacifci.com

  

 
Toplam blog
: 297
: 523
Kayıt tarihi
: 16.04.13
 
 

Yazılarında insanı derinden etkileyen yoğun bir duygusallık, hüzün, karamsarlık ve yalnızlık vard..