- Kategori
- Siyaset
Haber muhabirliği
Savaş muhabirliği denilen bir şey var. Dünyadaki örneklerini inceliyorum da gerçekten kutsal bir görev. Gerçek bir savaş muhabiri öldüğü zaman şehit olmalı herhalde.
Ama bizimkilere bakıyorum da bırakınız şehitliği bazen toplumu gına getiriyorlar. Hele bir de haber sunucuları..
"Sayın seyirciler, Türk askeri aha şurda, bakın bakın 106'lık havan kullanıyorlar, teröristler karşıda bizi seyrediyor, komandolar şimdi şuradan geçecekler.." işte bir yığın zırva sözler.
Birkaç TV kanalı bu işin piri olmuş Halk bunları dinleye dinleye strese giriyor. Taze veya bayat bir sürü kirlilik.
Bu işin iki boyutu var.
Birincisi asparagas haber yaparak toplumu yanlış düşüncelere sevketmek. Asker ailelerini kaygılandırmak onların bunalıma girmelerine yol açmak. İki gün önce şehit cenazesinde de bunlar konuşuluyordu.
Diğeri ise savaş stratejisi ile ilgili.
Bir komutan cephesinden olaya bakarsak,
"Ya kardeşim sana ne benim askerimden, silah numaramdan, madem öyle gel o zaman Kandil planını birlikte yapalım..."
Bir toplu taşıma aracında vatandaş şöyle diyordu diğeri ile sohbet ederken,
"Şu TV soytarılarından bıktım. İyi ki komutan değilim. Komutan olsaydım Cudi'de kesin bir gazeteci vururdum..."
Elbette genelleme yapılmaz ama bu işin suyunun çıktığı çok açık.
Galiba "Her meslekte nerede adımlanacağı nerede durulacağı " felsefesinin ne kadar önemli olduğu bir gerçek.