- Kategori
- Siyaset
Cumhurbaşkanımız ve dış geziler
Merhaba,
Bir ülkenin dış yansımalarında şüphe yok ki cumhurbaşkanlarının rolleri büyüktür.
Bildiğiniz gibi bundan önce görev yapmış olan Sayın A.Necdet Sezer dış gezilere fazla ağırlık vermezdi. Belki altyapı da bu tür gezilerin gerçekleşmesinde negatiflik oluşturmuştur. Sayın Abdullah Gül bu konuda oldukça hareketli görünüyor. Ama asıl olan gezmek değil, aksine gittiğinde attığını vurabilmektir. Bizim geleneksel dostluk kurduğumuz bir çok ülke vardır. Hep platonik aşk yaşamışızdır onlarla. Pakistan, Cezayir, Güney Kore vs..
Belki Güney kore ile ekonomik anlamda birşeyler yapıyoruz ama onda da ticari açık had safhada.
Sözün kısası gezmek görmek, nasılsınız, iyimisiniz, Türkiye'den size selam getirdim..Aleykümselam, bizden de selam söyleyin..vs" artık bunlar yetmiyor. Çok kutuplu dünyamızda kıran kırana ekonomik mücadeleler yaşanıyor. Putin'in son hamlelerini hatırlayınız. Gezilerini analiz ediniz. Yüzünde gerçekleştirilmesi için yemin edilmiş yüksek ideallerin kalın çizgileri var.
Sarkozy'ye bakınız. Cezayir'i tuş etti. Çin ile 30 milyar dolarlık bağlantı yaptı.
Çin Afrikalı liderleri Pekinde toplayıp bir zirvede adeta "Afrika benden sorulur" noktasına geldi.
Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz, o da oltayı doğru zamanda doğru yere atmak balık tutmanın birinci şartıdır.
İşte TUSKON ve benzeri kuruluşlar bu zemin ve zamanın mihenk taşlarını oluşturmaktadır.
Rahmetli Özal bu yöntemi çok sık kullanırdı ve başarılı da olurdu.