Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

14 Kasım '08

 
Kategori
Haber
 

Hadsizliğin son noktası!

Hadsizliğin son noktası!
 

O manşet!


Basın özgürlüğünün yüksek sesle dile getirildiği ülkemizde bazı basın yayın kuruluşları özgürlük kavramını ideolojilerine göre çok iyi kullanıyorlar.

İsviçre Konfederasyonu Başkanı tarafından Türkiye’ye bir jest niteliğinde hediye edilen Lozan Anlaşması’nın imzalandığı masa geçtiğimiz günlerde bir törenle teslim alındı. Törenin içeriği hakkında bilgi verilmeyen İnönü’nün kızı ve torunları törene katılmazken, cumhurbaşkanı Abdullah Gül yaptığı konuşmada Lozan Anlaşması’na değinmeyerek herkesi şaşırtmıştı.

Tarihi bir olaya şahit olan masanın ülkemize hediye edilmesi oldukça önemlidir. Lozan Anlaşması Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin uluslararası alanda tescillendiği tarihi bir dönemeçtir.

Bu önemli anlaşma ve masa ile ilgili haberler yazılıp çizilirken Vakit Gazetesi’nden ilginç bir manşet ortaya çıktı. “İşte İnfaz Masası!”

Vakit Gazetesi’nin hitap ettiği okuyucu kitlesinin belli olmasını bir kenarı bırakırsak manşetin altına yazılan haber niteliğindeki metin cumhuriyet hakkında öyle şeyler anlatıyor ki, bu ülkede basın özgürlüğü yok diyenlere inat olsun dedirtecek cinsten…

Gazetenin başlık altında yazdığı metinde aynen şu satırlar mevcut:

<ı>“İşte en pahalı masa... İşte, bedelini en ağır ödediğimiz masa! Çünkü bu masada bir imparatorluğu kaybettik! Çünkü bu masada Kerkük, Musul ve 12 Adaları kaybettik! Bu masa; Türkiye'nin bitirildiği Lozan'daki masa! Bu masada her şeyimizi verdik ama 85 yıl sonra bugün; işte o masa Türkiye'ye hediye edildi... Topraklarımız gitti. Masa kaldı yadigâr!

Binlerce şehit verilerek Kurtuluş Savaşı'ndan zaferle çıkıldı; Ancak anlaşma masasında kazanılan hakları pek çoğu İsmet İnönü başkanlığındaki ekip tarafından Lozan'da yapılan anlaşma masasında kaybedildi. Cephede kazanılan Kerkük, Musul, Süleymaniye, Kıbrıs ve Ege'deki 12 Ada, Lozan'da o masada verilen tavizlerle elden gitti. Gayrimüslimlere verilen birçok imtiyaz ise günümüzde baş ağrıtmaya devam ediyor. Lozan'da açıklanmayan 'gizli maddeler'in olduğu da hala tartışılıyor.”

Lozan Anlaşması Türkiye içinde her zaman kaybedilen topraklar açısından tartışmalara konu olmuş bir anlaşmaydı. Ancak kimse cesaret edip bu kadar ağır satırları kaleme almamıştı. Özellikle İsmet İnönü’nün yoğun diplomatik çabaları ile ortaya çıkan kazanımların önemi hala anlaşılamadı.

Gazetenin imparatorluğun çöküşünü ilan ettiren anlaşma olarak nitelendirdiği anlaşmaya bakış açısı geçmişe dönüş isteklerini açıkça beyan eden cinsten.

Hala bu ülkede basın özgürlüğü filan yok diyenler varsa ben Vakit Gazetesi’ni okumalarını tavsiye ediyorum.

Bu manşete gelecek tepkileri de fazlasıyla merak ediyorum.

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

abtokmakoglu@gmail.com

 
Toplam blog
: 430
: 2186
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara