- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Haksızlık
Bu ülkede hakları elinden alınan bir çok emekçi vardır. Taşeron işçiler bunlardan biridir. Özellikle demir-çelik sektöründe patron, işçinin kanını emercesine çalıştırır. Verilen ücret asgari ücreti geçemez ki onun da ne olduğu herkesin malumu.
Böyle yerlerde bir kaç tür çalışan olur. Bir kaç sınıf vardır. En altta köle İzauralar bulunur. Bir taşerona bağlı olup öyle sendika ile vs. ilişiği olmaz. Zaten olsa da öbür gün kapı dışarı edilir. Garibim mesai denilen parça ekmekle hayatını sürdürmeye çalışır.
Bir de dersane emekçileri vardır günümüzde.
Bunlar çoğunlukla yeni mezundur. Öyle ya "sen daha yenisin, bu ücret sana yeter.." gibilerden konuşmalara şahit olur bunlar.
Bazen de "ya.. her şey para değil, maneviyat da önemlidir. İnsan "hizmet etmeden geri kalmamalı.." gibi sözleri de duyarsınız.
Taşeronluk meselesine daha sonra değinmek istiyorum.
Şu gül gibi gençlerin durumuna bir göz atalım.
Yıllarını ver. Anne baba, tüm aile diken üstünde dursun. "Aman çocuğum okusun, bir yer kazansın.."diye. Sonra kazandı. Okul bitti. Bir de sınav çıktı şimdi. Yeterli kadro yok. Ve boş gezmeye mahkumsun.
Keşke o kadar masraf edilmeseydi. Keşke lanet olası yola sevk edilmeseydin.
Keşke bir mesleğe yönelseydin. Ne bileyim, su satmak, işportacılık yapmak... O zeka ile kesinlikle bir yerlere gelirdin.
Bak kimler nerelere geldi.
Sen sürekli okudun. Senin okuman başkalarının işine geldi.
Çünkü sorunlar ötelendi.
Çözülmedi, sadece ötelendi.
Şimdi yarı aç yarı tok dersanede öğretmenlik yapıyorsun.
Ne beklentilerin vardı ama. Ne hayaller... Hepsi bir yaprak gibi savruldu gitti. Şimdi yapılması gereken örgütlenmek. Aynı işi yapanların bir çatı altında örgütlenmesi. demokratik yollarla mücadele ederek insanca bir yaşam için yeni kapıları aralamak.
Bu senin en doğal hakkındır.