Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '12

 
Kategori
Tarih
 

Halife hukuku nasıl deldi?

Halife hukuku nasıl deldi?
 

Yurtdışına çıkan tek Osmanlı padişahı: Abdülaziz


Fransa imparatoru III. Napolyon, Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz’i ülkesine davet eder. Sene 1867.

Abdülaziz, “Ulan bu herifler hazır vize mize istemiyor,” fırsat bu fırsat diye düşünerek yol hazırlıklarına başlar.

“Daha ortada Eyfel Kulesi yok… Galeri Lafayette yok… Arc de Triomphe (Zafer Anıtı) yok… Koca padişah Paris’e kahve içmeye mi gidecek?” diye düşünmeyin…

Şanzelize (Champs-Élysées) orada… Louvre Müzesi var… Sen nehri de nazlı nazlı akıyor. E, free-shoptan eşe dosta indirimli parfüm de alabilir. Hem Girit meselesinden iyice bunalmış padişah azıcık kafasını dağıtmasın mı? Size inat düşecek Paris yollarına…

Ancak… Tam yola koyulacakken önemli bir hukuki sorun çıkarırlar önüne. Yok, yok, pasaportunun süresi dolmamış; çıkış harcını yatırmayı da unutmamış. Çok çok daha büyük bir sorun.

Halifenin Müslüman toprağı olmayan yere ayak basması şeriat hukuku açısından sakıncalı. Ayrıca o güne dek, Osmanlı padişahlarının adım attığı her yer payitaht sayılmış. Şimdi Fransa’ya gidince orayı da mı kendi toprağı sayacak? Skandal efendim skandal! Daha başlamadan bitirilmesi gereken bir yolculuk…

Oysa Abdülaziz, Paris’i görmeyi kafasına koymuştur bir defa. Bir hal çaresi bulmak zorundadır. Toplar divanı… Çağırır ulemayı… Danışır büyük hocalara…

Yok, ne yapsa faydasız, herkes aynı görüşte birleşir, bu yolculuk iptal edilmelidir. Ya da koltuğa değen yeri yiyorsa, Fransa’ya savaş ilan etsin, katsın oraları Osmanlı toprağına!

Sonunda Temel adında zehir gibi yeniyetme bir imam çıkarırlar karşısına.

“Padişahum çok yaşa!” diye söze girer Temel. “Derdun bu olsun! Ya sende da benum gibi mayasil olsaydi ne yapaca idun?”

Paris’te bir parfüm mağazasından iki tüp mayasıl kremi getirmeye söz verirse, bu hukuksal sorunu çözeceğini söyler.

Padişahın ayakkabısını alır, tabanını açar ve bahçeden getirdiği toprağı yerleştirdikten sonra yapıştırır. Artık halife nereye adımını atarsa atsın, Osmanlı toprağına basacaktır.

“Ulan bu Temel bir hukuk dehası yahu!” der Sultan. “Vurun hipinanın kellesini. Bu kadar akıllısı bize gelmez. Bize, biz ne dersek baş sallayacak adam lazım.”

Sonra Napolyonların üçüncüsünü görecek olmanın şerefine Temel’i bağışlar, atlar yatına, ver elini Fransa. Tam bir haftalık yolculuktan sonra Toulon’a, oradan da trenle Paris’e ulaşır. Hızını alamaz, gelmişken İngiltere’ye geçer, kraliçe Victoria’nın hayır dualarını alır. Kadın nasıl dua ettiyse elli sene sonra Osmanlı tarihten silinir…

Velhasıl, “Anayasayı bir kez ihlal etmekle bir şey olmaz,” sözü cumhurbaşkanı Turgut Özal’a ait olsa da, tarihler boyunca her iktidar sahibi bu sözün gereğini yerine getirmekte bir sakınca görmemiştir.

 
Toplam blog
: 172
: 2181
Kayıt tarihi
: 03.10.07
 
 

1958 Trabzon doğumlu. Darüşşafaka Lisesi ve M.Ü. Siyasal Bilimler Fakültesi mezunu. Yazdığı kitapla..