​ Halk şairleri ve ozanca duruş / Sivil Toplum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '08

 
Kategori
Sivil Toplum
 

Halk şairleri ve ozanca duruş

Kültür Bakanlığı yaşayan Halk Âşıklarını ve şairlerini tespit etmek için birkomisyon kurarak, Türkiye sınırlarında yaşayan, Halk Şairlerini, Bakanlıkçevresince yaptığı çalışmalarla belgelemek için, Bakanlığa başvuruda bulunanHalk Şairlerini 5 kişilik bir jüri kuruluyla sınava sokuyor, bu kişilerindüşünceleri doğrultusunda sınava katılanları sözde Halk Şairi olaraktanımlayacaklarmış.

Ülkenin çeşitli yerlerinden başvuru yapan saz ve söz şairlerini, daha sonrabir gün belirleyerek sınava tabi tutuyor ve halk şairlerini bu yol ile seçiyor.

Binlerce yıldan bu güne halklar kendi Şair (OZAN) ini kendileribelirlemişlerdir, bu yüzden onlara Halk Ozanı denir(Şairi), halkınbenimsemediği birileri halkım ozanı _şairi olamaz ki bu bir dayatma olur,

Yani siz Halkın gözü kulağı olacak ya da kendini öyle tanımlayacakbirilerini seçerseniz, bu Bakanlığın, gözü kulağı olacaktır.

Bu yüzden halkın söz ve saz Şairlerini kimlerin ve nasıl belirlediğinigörebilmek için benimde oraya gitmem gerekiyordu, bu sebepten dolayı başvuruyaptım,

5 Kasım 2008 Yani kurban bayramı arifesinde Bir de haftanın son günü benikültür bakanlığına davet eden bir çağrı kâğıdı aldım.

5 Kasım Cuma saat 9 30 da bakanlığın verilen adresinde bulunmamızıistiyorlardı. Trafik sorunu malum, bu yüzden sabah 07 de düştüm yola ve saat 09da kültür bakanlığındaydım.

Kimi sazını, kimi yüreğini, Anadolulun uzak yollarından bir gün önceden yoladüşmüş yaklaşık 50 şaz ve söz şairi Bakanlığın Ozanı olabilmek için, bir günönceden yola düşerek, istenilen saatte oraya toplanmıştı,

Anadolu’nun çeşitli yörelerinde Açan şiir çiçekleri renk renk doldurmuşlardıbakanlığın önünü, başladık kendi aramızda kaynaşmaya, her biri ayrı bir kırçiçeği, ayrı bir kültür çiçeğiydi, ve her biri birbirinden farklı kokuyorkarışık güllerin yer aldığı, çiçek tarlasını andırıyordu,

Böylesine güzel bir duyguları paylaşırken zaman Anadolu’nun yüreğinde açanbu kültür çiçeklerinin içine tedirginliği düşürdükçe güllerin renklerideğişmeye başladı,

Bayram arifesi ve haftanın son günü bu kadar insanı buraya dolduranlar saat12 olmuş daha 8 inci kişiyi içeri alıyorlardı, geriye yaklaşık 40 kişi kalmışve öğle paydosuna girdiler, bulunduğumuz salonu derhal terk etmemizisöylüyorlardı,

madem böyle sorunlarınız vardı neden Anadolu’nun çeşitli yerlerindeki kültürçiçeklerini aynı saatte bir yere aynı anda davetiye yollayarak bu kadar insanıburada mağdur ediyorsunuz zaten bayram trafiği almış başını gidiyor bu insanlargeldikleri yerlere nasıl dönerler diye hiç mi düşünülmez....

Öyle arası o salonda sendikanın bayram öncesi toplantısı varmış bu yüzdensazları olanların sazlarını oradaki bir odaya koyarak Kültür bakanlığınınyakınında bulunan bir çay bahçesinde beklememizi istiyorlar saat 13 30 a kadarorada kalacaktık.

Ve ardından şunları da ekliyorlar öyle arasından sonrada toplantılar olabilirbu yüzden salonu tekrar boşaltabiliriz, yine çay bahçesine gideceksiniz ve siziçağırdığımızda yine geriye geleceksiniz, diyorlardı.

Artık tahammülüm kalmadı, bu yapılanların Anadolu’nun bu güzel yüzlüinsanlara eziyet olduğunu anlattım, Kültür Bakanlığı İnsanların ozanca duruşunakarşı tavır aldığını düşündüğümden, Halkın Şairlerini anca Halk seçer diyerekSalonu terk ettim,

İşte Kültür Bakanlığının Halk saz ve söz şairine verdiği değer, onlarıasimile etmek için yeni kılıflar oluşturmak mı? Yoksa onları olduğu gibikabullenmek mi, ?

Oysa Ülkemizin Büyük Ozanı, Ruhi Su ya, yurt dışına sağlığına kavuşmak içingitmesine engel olmuş ve Mahzuni Şerif gibi nice ozanları, Her zaman korkulurüyaları olarak görmeleri, gibi şimdi bu rüyaların yeniden oluşmasını mıengellemeye çalışıyorlar diye, bir soru gelip yerleşiyor insanın belleğine...

 
Toplam blog
: 151
: 648
Kayıt tarihi
: 05.10.08
 
 

Kısa öz geçmiş: Gecenin kara yüzünde dişlenirken çığlıklar bir kadının sancılarının sükunete durd..