- Kategori
- Spor
Hangi sporu yapsam acep?

Sağlıklı bir yaşam için spor yapmak gerekiyormuş. Hele de yaş gelip, kırka dayandıysa ve hatta geçtiyse, mutlaka spor yapmak gerekiyormuş.
Kellifelli adamlar söyleyince bunu dikkate almamak olmaz. Adamlar okumuş… Doktor, profesör, bilim adamı filan.
Eh… Bizim yaşımız da gelip kırka dayandığına göre bu tavsiyelere uymamız gerekiyor.
“Spor yap” demesi kolay.
Tamam… Spor yapalım da, hangi sporu yapalım?
Rafting yapsak?
Olmaz!.. O sporu yapmak için hafif çatlak olmak gerek. Hangi aklı başında adam, deli gibi akan o nehirlerde botlara binip, bir o yana, bir bu yana savrularak, suya batıp çıkarak debelenir durur! Üstelik bir de yanınıza en az kendimiz kadar çatlak 6-7 kişi daha bulmanız gerek. Zor iş! Olmaz!
Başka bir spor bulmak gerek…
Formula1 yarışı olabilir mi?
Yok. O da olmaz. Bir kere ne o arabaları bulabiliriz, ne de pisti! Bizim arabalarla, bizim yollarda yapsak bu sporu? 10 dakika geçmeden radara yakalanır, cezayı yeriz trafikten! Üstelik her kavşakta, her kırmızı ışıkta dur-kalk yaparak F1 yarışı da pek zevkli olmaz sanırım. Hele bir de, minibüs, dolmuş, traktör arkasına düşersek, vay halimize! Bir kilometreyi üç saatte giderek, adımızı F1 tarihinin “komik dereceler” bölümüne altın harflerle yazdırırız.
Peki başka hangi sporlar var?
Golf oynasak nasıl olur acaba? Bakın bu iyi fikir. Bu olabilir. Yemyeşil çayırlar içinde, koşup terlemeden… “Çayır çimen geze gezeeee… Oooooy, oooyy! Çayır çimen geze geze oy!” Tam bana göre bu spor işte! Ama… Onun malzemesini nerede bulacağız ki? Skala’da, Real’de, Carrefour’da var mıdır ola? Gerçi malzemeyi bulsak bile, o kadar geniş çayırı nereden bulacağız ki? Bu seçenek de yattı!
Yamaç paraşütünü niye düşünmüyorum ki? Gayet de güzel olur. Yok... O da olmaz. Ona da hem bir yamaç gerek, hem de bir paraşüt. İkisi de yok bende. Olsa bile… Bir de atlatacak adam gerek. Ben hayatta atlayamam öyle dereden tepeden aşağı! Benim canım tatlı!..
Oooof, of! Spor yapmak ne zor, ne yorucuymuş be!
Daha şimdiden dünyanın kalorisini verdim. Kaslarıma olmasa da beynime kramplar girmeye başladı. Adrenalin ise had safhada!
En iyisi kafa sporu yapmak.
Şimdi kalkıp gideyim… Kendime bir satranç takımı alayım. Bir de arkadaş bulup karşıma, satranç oynayayım. Sessiz, sakin, telaşsız… Sakatlanma riski yok… İki de bira açarız… Biraz da kızarmış patates, çerez filan… Yakarız sigaramızı da… Göle nazır bir mekanda oturup yaparız sporumuzu.
Tamamdır bu iş.
Hemen, şimdi gidiyorum, spor malzemelerimi alıp geliyorum ve bugünden tezi yok spora başlıyorum.
Heyt be!
Sağlıklı bir yaşam beni bekliyor artık.
Ne kalp krizi riski ne de bir şey!
Var mı benden mutlusu, huzurlusu, sağlıklısı?!
* İllüstrasyon: Sefa SOFUOĞLU