- Kategori
- Güncel
"Rakı istemek için yabancı pasaport ibrazı mecburidir"

“Giresun'un Dereli İlçesi'ne bağlı Kümbet Yaylası'nda inşaatı tamamlanan Koçkayası Tatil Köyü hizmete açıldı. 3 milyon YTL'ye malolan yayla tatil köyünde, Çevre ve Orman Bakanlığı ile yapılan anlaşma uyarınca burada alkollü içki bulundurulmayacağı belirtildi.” (*)
Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde yer alan haber böyle başlıyordu.
Haberin sonrasında ise, içki yasağının sadece Türk vatandaşlarına uygulanacağı, yabancılar için böyle bir yasak olmadığı ifade ediliyordu.
Bu durum yeni değil aslında.
Geçtiğimiz yıllarda hükümetin gündeme getirdiği, içki içilen restoranların şehir dışına taşınması projesi tartışılırken de bu konuya teğet geçilmişti.
Bir televizyonun haber bülteninde bu konunun (içkili restoranların şehir dışına taşınması) haberi verilirken, Antalya’da bir yetkiliye telefonla bağlanılmış ve sorulmuştu, “Peki, turistler içki isterse ne yapacaksınız?” diye… O yetkili de, “Antalya turistik bir bölge biliyorsunuz. Bu yasağı turistlere uygulamamız tabi düşünülemez” gibi bir şeyler söylemişti. (Sözcükler cümleler tam böyle olmayabilir ama bu tarz bir konuşma geçmişti…)
O gün televizyonun haber bültenindeki bu konuşma bugün hayata geçmiş bulunuyor demek ki.
Bu ne demektir?
Bu, yarın bir gün aynı mantıkla şu tip uygulamaları görmemiz çok mümkün demektir:
- Bu plajda Türk vatandaşları bikini ile, mayo ile denize giremez. (Yabancılara serbest)
- Türk vatandaşı bayanlar şarkı söyleyemez, dans edemez. (Yabancılara serbest)
- Bu filmi Türk vatandaşlarının izlemesi yasaktır. (Sadece yabancılar izleyebilir)
- Restoranımız ramazan ayında Türk vatandaşlarına hizmet vermemektedir. (Yabancılara yiyecek-içecek servisimiz vardır)
- Tesislerimizde Türk vatandaşı bayanların başlarını örtmeden ve kısa kollu giysilerle dolaşmaları yasaktır.
Vs… Vs... Vs…
Peki bu durumlar yaygınlaşırsa n’olacak?..
Yanlış anlamayın… Türkiye’nin her tarafına değil (o zaten bir biçimde olacak) sosyal yaşamın başka alanlarına da yayılırsa bu tutum?...
Türk vatandaşlarına farklı, yabancı pasaportlulara farklı uygulamalar yapılması yaygınlaşırsa?...
Bunun sonu nereye varır?...
Benim ilk aklıma gelen, birilerinin çıkıp “Beni elin gavurunu yargıladığınız hukuk kuralları ile yargılayamazsınız. Ben dini inançlarıma göre yargılanmak istiyorum.” Diyecek olmasıdır.
Yabancılar da “dini inançları gereği” öteki dinden olan insanların yasalarına göre yargılanmak istemeyecekleri için… Herkese göre hukuk kuralları, mahkemeler, yargıçlar gündeme gelecektir?...
Gerçi bu uygulamalar başlayalı çook uzun yıllar oldu. Sanmayın ki Karadeniz’deki bir restoranda Türk vatandaşlarına içki verilmemesi ile başladı!..
Yıllar önce birileri çıktı, “Bu bankacılık sistemi benim dini inançlarıma aykırı” dedi ve o dönemin hükümeti bu “birileri” için faizsiz(?) bankacılık sistemini devreye soktu.
Yani… Şimdi yaşananlar ve yaşanacakların temelleri çoooookkkk eskiden atılmıştı.
En dip not: Bunda da bir hayır vardır zaaar!... (Var mıdır gerçekten?)
(*) http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7483124.asp?gid=180&srid=3771&oid=2&l=1