- Kategori
- Güncel
Harem'e dair bir anı

Harem Tasviri
Leslie Peirce'i bilir misiniz?
Harem konusunda Batı'da en ciddi çalışmaları yapan tarihçilerden biridir. ABD'lidir ve "Gönüllü" lerden biri olarak Türkiye'de bir süre kalmıştır. (Barış Gönüllülerinden yani. Hatta bir ara bir Türk profesör ile de evli kalmıştır), bu süre içinde de Türkçe'yi çok iyi derecede öğrenmiştir. Yanılmıyorsam Arapça da biliyordu.
Türkçe'de de yayınlanan "Harem-i Humayun" adlı kitabı onun aslında doktora tezidir. Bunun için Osmanlı Arşivi'nde uzun ve meşakkatli çalışmalar yapmıştır. Adeta emeklemiştir.İşte o zamanlar...
Yıl 1983 veya 1984.
Leslie Peirce, Sultan Ahmet'te bulunan arşiv binasında araştırma yapmaktadır. Belgelerin arasına gömülmüş, karma karışık yazıların içinde boğuşurken, birden Arşiv'de bir hareketlilik olur. Herkes oraya buraya telaşla gidip gelmektedir. Şaşırır, ne olduğunu anlamaz. Biraz sonra içeri Cumhurbaşkanı Kenan Evren girer. 12 Eylül döneminin güçlü generali artık cumhurbaşkanıdır ve 12 eylül askeri idaresinin etkileri bütün canlılığı ile devam etmektedir. O günkü programında da Sultan Ahmet'te hizmete açılmış olan yeni binayı gezmek vardır. (şimdi araştırma salonu başka bir binaya alındı.) İçeride çalışanların yanına gelip, ne çalıştığını, neler bulduğunu falan sorar. Leslie Peirce'nin yanına gelir.Peirce, o gün spor giyinmiş, incik boncuk takmış, saçlarını özensiz taramıştır. Giyiminden dolayı da biraz mahçuptur. Kenan Evren sorar:
-Ne çalışıyorsunuz?
Leslie Peirce, Osmanlıda Harem ve Kadınlar üzerinde çalıştığını söyler. Kenan Evren alaycı bir tavırla:
-Nasıl, entrika çıkıyor mu, entrika? diye sorar. Leslie Peirce:
-Sayın Cumhurbaşkanı, yanılıyorsunuz, onlar birer hanımefendiydi... cevabını verir. Kenan Evren kıpkırmızı olur ve uzaklaşır.
Leslie Peirce, Evren'e verdiği cevaptan pişman olur ve o gün çok korkar. Kaldığı otele giderek sınırdışı edileceği endişesiyle bavulunu toplayıp, Türk polisinin gelmesini bekler. Ertesi gün de otelden ayrılmaz. Sonra gelen-gidenin olmadığına kanaat getirince arşivdeki çalışmasına devam eder.
Yaa..