- Kategori
- Öykü
Has Bahçede güller soldu

Kaf Dağının arkasındaki, Masallar ülkesinin Han’ı, nisan yağmuru yağmayan çöl’de; kır çiçekleri açsın ve çöl bedevileri, sabah uykularından bahar çiçeklerine uyansın diye; gizemli nehir Nil vadisine sefer düzenlemiş.
Han’ın ego ve süper egosunu tatmin etmek isteyen tebaalar, yandaş basın ve destekçisi “Pentagon” etiketli bindirilmiş kalabalık, masallar ülkesinin taçsız Kral’ını coşku ile karşılayıp slogan atarak süper egonun tavan yapmasına alkış tutmuş.
Taçsız Han, Nil halkına seslenirken, kendisinin “ laik olmadığını, laik izime ve laikliğe hiç inanmadığını, ancak şeriattan başka rejim yaşamamış kara derili kunta kinte’lere laik olurlarsa demokrasinin koşarak ülkelerine gelip yerleşeceğini, kendilerinin de demokrat kimliğe daha çabuk kavuşacaklarını anlatan bir konuşma yapmış.
Bu konuşmanın ferman hükmünde olduğunu, uyulmaması durumunda çöl baharının kışa dönüşeceğini, dalında açmış kır çiçeklerin yazı beklemeden kuruyacağını, çölde şiddetli rüzgârla birlikte fırtına kopacağını ve diz boyu kar yağacağını ifade etmiş.
Taçsız Han, Somali’ye, Sina çölüne, Mısır’a, Libya’ya ve Filistin’e nisan yağmuru yağsın, bahar çiçekleri açsın diye kapı, kapı dolaşıp, yağmur duası ederken, kendi ülkesinde, kan emici vampirler, çiçeği burnunda ana kuzularının taze kanını emmeye devam ediyor, kan emmeye doymuyormuş.
Masallar Ülkesi Cennetinde ki has bahçenin fidanları tek, tek kuruyor, ilgisizlikten açan güller sararıp soluyormuş.
Gül dalında öten bülbüller neşeli şarkı yerine, feryat figan ağıt yakıyor, gözyaşı döküyormuş.
Kutsal kitap Kur’a-nı Kerim’in tanımı ile altından ırmaklar akan masallar ülkesi, Cennet Vatan’ın, bir bölgesine baykuşlar tünemiş, çakkallar el koymuş.
Çakallar, “Ülke kanun-i esasi” sini rafa kaldırmış.,
Kaşgar’lı Mahmut’un “ Dîvânü Lugati’t-Türk"ü askıya alınmış.
Karaman oğlu Mehmet beyin “BUGÜNDEN SONRA DİVANDA, BARGÂHTA, MECLİSTE DERGÂHTA VE MEYDANDA TÜRKÇEDEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR”.
Buyruğu buruşturularak Tarihin çöp kovasına atılmış.
Velhasıl Divanda Dergâhta, Bargâhta, Mecliste Ve meydanlarda Vatanın Bölünme parçalanma, provaları yapılması olağan hale gelmiş.
Amaca kilitlenen ayrılıkçı baykuşlar ve çakallar 4 ayrı koldan Şemdinli’ye saldırmış.
Saldırıda 1Subaşı, 1yeniçeri neferi çakallara yem olmuş..
Şehir felaketten dönmüş.
Dünya’nın en güçlü ordusunu besleyen, Taçsız Han’ın ülkesinde taşlar bağlanıp itler boş bırakılmış meydan itlere kalmış.
Ülke kendi sorunları ile baş edemez, çaresiz, kan gövdeyi götürürken, ego ve süper egolarını tatmin için sınır ötesi liderlik peşinde olan kral’ın çaresizliği,, M.Ö 14 Eylülde 2011 de internete düşen “İmparatorluk -PKK” temasları ses kaydı taş devri basının Manşetine düşünce, basın mensupları heyecandan küçük dillerini yutacakmış.
Han’ın Has odabaşı, feryat figan’ın paşalığa terfi edip, Vezir-i Azam’lığa atanmadan önce resmi sıfatı yokken, İmralı’da ki bebek katili ile Devleti Al-i adına görüşme yaptığının basına sızması, Han’ı zor durumda bırakmış.
Bir kaygı almış Han’ı, tarihçiler hakkımda nasıl yazar olup biteni diye telaşa kapılmış.
“Ne Şam’ın Şekeri Arap’ın Yüzü” Diyen Atasözünü tekrarlayıp dizini dövüyormuş.
O dizini dövedursun, Çakal destekli baykuş Başkente kadar girmiş.
Her gün bir fidan kuruyor Has bahçenin açan gülleri soluyormuş.