- Kategori
- Güncel
Hasdal'dan Silivri'ye, oradan da Şemdinli'ye uzanan yol...

YAŞ kararları ile önleri kesilen paşaların Hasdal’dan Silvriye tayinlerinin(!) çıktığını biliyor musunuz?
Bilmiyorsanız şimdi öğrendiniz. Balyoz ve Ergenekon davalarından tutuklu 40 general, emekli edilip, Hasdal’da ki ikametgâhlarından(!) ayrılıp, Silvri’ye nakledildiler!
Bana ne diyorsanız, haklısınız, sizi bu ülkenin sorunları ilgilendirmiyor diye geçiştireceğimi bekliyorsanız yanılıyorsunuz? Şemdinli’de neler olduğunu gazeteler, (ulusal merkez medyanın gazetelerinden bahsetmiyorum. Cumhuriyet, sözcü, Aydınlık, Birgün gibi gazetelerden bahsediyorum.) yazıp duruyor. Orada bir savaş 15 günden beri sürüyor. Ülkenin bölünmesini isteyen hainlerdenseniz, o zaman size söyleyecek bir lafım yok!
Ülkenin bu kısmı nasıl oldu da bu hale geldi?
Bu ülkeyi korumakla, kollamakla görevli Silahlı Kuvvetler nasıl bu hale geldi?
Orduyu yönetenlerin yüzde 2/’si tutuklanıp, içeri tıkılarak, bir süre sonra emekli ediliyorsa ve orta yerde bir suç delili yoksa ordunun bu konularda elbette zafiyeti olacak.
İşte olanlar, ordunun zafiyetinden yararlanmadır.
Sözde müttefikimiz Amerika ve yeni sınır komşumuz, canımız ciğerimiz Kuzey Irak Kürt yönetimi sınırları içinden ülkemize saldıran, orada barınıp, yiyip, içip, eğitim alan bir terör örgütü, gün geçtikçe güçleniyor. Eskiden vurkaç taktiği uygulayan terör örgütü elamanları, artık Şemdinli gibi stratejik önemi olan yerleşim birimlerinde idareyi ele geçirmek istiyor. Bizde vermeyiz diye günlerden beri savaşıyoruz(!)
Bunun nasıl bir savaş olduğunu görmek için Diyarbakır’a bakmak lazım. Diyarbakır üs olmuş ve oradan bu savaş yönetiliyor. Diyarbakır’a kazık çakan yerli işbirlikçilerin verdikleri demeçleri her gün gazetelerde ve televizyonlarda izliyor, okuyoruz.
Hasdal’dan girip, Silvri’ye şöyle bir uğrayarak, Şemdinli meydan muharebesinde, terör üssü Diyarbakır’dan çıktık. Daha Suriyeli teröristlerin üssü Hatay’a gelemedik.
Ordunun zafiyeti yüzünden bu günlere geldiğimizi söylememek için bir neden var mı?
Ordu kendi içindeki kangren(!) olmuş kolu kesmek ve kendilerine rakip olabilecek komuta kademesini tasfiye etmek için uğraşırken, maalesef bu günleri göremediler.
Herkes koltuk peşinde koşarken, maalesef ülke elden gidiyor. Her geçen gün bölünme senaryoları hayata geçiriliyor.
Ülkenin aydınları, ülkenin prof.’ları, demokratları nerde?
Tıpkı, ülkenin yurtseverleri toplu olarak tutuklanırken, yaptıkları gibi kafalarını, deve kuşu misali kuma gömerek, ülkenin elden gitmesine yine göz yumuyorlar.
Yargı üzerindeki statükoyu tamamladıktan sonra, son YAŞ kararları ile ordu üzerindeki statüko da tamamlanmıştır.
Ha birde şu var, Emekli edilen paşaların Silivri’deki odaları YAŞ’ın toplanmasından 15 gün önce hazırlanmış.
Yani YAŞ, kuru bahane!
Bu paşaların emekli olacağı çok önceden belliydi.
Bu ülkede hayata geçirilecek projelerin çok önceden yatağı hazırlanıyor.
Tıpkı 3. Yargı paketinde olduğu gibi…