​ Havada aşk kokusu var / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '08

 
Kategori
İlişkiler
 

Havada aşk kokusu var

Ağızdan düşmeyen şarkılardan biri işte...

Geçen gün bir arkadaşım MSN Kişisel iletisine yazmış "Aşk kokusu var" diye, hala da duruyor ya neyse... Onunla bu konuda konuşurken demiştim "Sanırım insanların tek ihtiyacı Aşk!" diye; katılmamıştı benim görüşüme. Belki aşkı umarsızca harcayıp tüketmemizden kaynaklanıyordu bu yargısı, veya gerekli değeri vermemekten...

Aslına bakarsanız tüketim toplumu olma yolundaki amansız mücadelemiz duygularımıza da yansımış anlaşılan. Efsanelerle, destanlarla, filmlerle, şarkılarla günümüze kadar gelebilmiş o büyük Aşk Hikayeleri; artık kısa süreli, tek günlük hatta tek görümlük aşklara dönmüş. Ya da sadece dışı Aşk ama içi kocaman bir boşluk olmuş ilişkilerin yeni adı. Galiba bunu en iyi şekilde de şöyle ifade ediyoruz;

NE YARIN UMRUMDA NE DE DÜN
HADİ GÜN BUGÜN
ELİMİZDE KALAN BİR TEK AŞK
GEÇİCİ BU ÜN
AŞK KOKUSU VAR HAVADA AŞK KOKUSU VAR
İÇİMDE DÖRT NALA KALPLERİN KOŞUSU VAR
FAZLA BİŞEY İSTEMEM
SEVGİLİM YANIMDA UYUSUN
BİRAZ DA RUHUM DOYSUN

Önceleri böyle başlıyor bütün her şey, fazla bir şey istemem söylevleri ile. Sonralarıysa büyüyor bütün beklentiler. Sahiplenmeler artıyor, bütünleşiyor insanlar daha da kötüsü alışıyorlar birbirlerine. Ve alıştıklarının farkında olmadan süregeliyor hayat...

Sonraları alışkanlıklarından sıkılıyor yaşadıkları hayat monoton geliyor, değişiklikler arıyor ve aralarında ki en ufak bir sevgi kırıntısını dahi tek kalemde siliyorlar.

Devamı bilinen son genelde. Hayatlarını, yaşam alanlarını birbirlerine kilitlemeleri çok garip bir durum gibiyken normal bir hal alıyor. Çünkü adı Aşk olan ilişki bitince güvende kalkıyor otomatik olarak. Belki de zaten yoktu da onlar farkında değillerdi bu da müstesna bir durum.

Ama Ahmet Altan’ın; "...sevdiğimi, sevgimi aramızdaki üçüncü canlıdan ilişkimizden koruyacak kadar güçlü olamadım." diye belirttiği hüsrana yenik düştüklerinde nasıl sandıkta kilitli kaldıysa Aşk, kapıları da aynı şekilde kilitli kalmış hatta başka hiç kimse açamasın diye kilitleri bile değiştirmiş oluyorlar neticede insanlar.

Sonuç mu;

Sadece hayatımızdaki bize yasaklanan kilitli kapıların ardını yada neden kilitlendiğini sorgulamaya çalışıyoruz. Çalışıyoruz ama ruhlarımıza ait mühürleri sökemiyoruz istesek de istemesek de... Beklide mühürleri sökmek bile istemiyoruz yeniden yaralanırız diye. Unutmaya çabalıyoruz başaramayınca da unutmak için dilimize yeni bir şarkı doluyoruz kilitleri açmak yerine;

AŞK TANRISIYLA DANS ETTİM DÜN

YENİ BİR CAN BULDUM KENDİ DERDİME
SUÇ ORTAĞI OLDU SERSERİ KALBİME

BENDEKİ BU DEĞİŞİM
HOŞUMA GİTTİ TADI DA GÜZEL
DÜNYAMA GİRİŞİN
HOŞUMA GİTTİ ŞEKLİ DE GÜZEL
SEN BENİM BAŞIMA GELEN
EN GÜZEL ŞEY
 
Toplam blog
: 4
: 386
Kayıt tarihi
: 20.03.08
 
 

1974 yılında caddelerde takların kurulduğu tüm okulların süslendiği bir sonbahar günü Bursa' da doğm..