- Kategori
- Deneme
Havaya giden değerler/Boş arabalar, boşa akan sular, koklanmadan solan çiçekler…

İsrafı biliyoruz da kontrolümüz dışında ya da mecburiyetten yaşamın birçok değeri bir işe yaramadan/kullanılmadan heba olup gidiyor.
Dağ başlarında boş boş esen rüzgârlar ne işe yarıyor? Aşağılarda çok işe yarıyor tabii ki. Polenleri uzaklara taşıyor, sıcak havalarda serinlik yayıyor, rüzgâr panelleri, yelkenliler, yel değirmenleri… Yine de yarısı boşa gidiyor bence. Yine de yarısı zarar hatta. Rüzgârdan daha fazla yararlanmalıyız. Bir esimlik bile boşa gitmemeli.
Hava için bir şey yapamayız. Torbaya dolduracak halimiz yok. Dünyadaki bütün canlılar nefes aldıklarına göre hava görevini yapıyor.
Boş giden arabalar çok canımı sıkıyor… Hani boş gideceklerine o yöndeki insanları/yolcuları alsınlar diyeceğim ama bu sefer de yolculardan para kazananlar mağdur oluyor… Beş kişilik araba şoför koltuğunda bir kişi ile gidiyor. Aynı ölçüde yıpranıp, aynı ölçüde tekerleği eskiyor, aynı benzini yakıyor, beş kişi yerine bir kişiyle gidiyor… Türkiye’de dünyada milyonlarca araç böyle. Çok büyük ekonomik kayıp. Yolcu taşıyanlar haklı ama buna bir çözüm bulunmalı, yazık yani…
Dünyamızın güzellikleri anlamında bir değeri olsa da dağlardaki çiçeklerin koklanmadan solması da içimizi burkuyor. Kokuları ta uzaklardan bize gelir mi bilmem ama solmadan önce bir kez olsun görmeyi dilerdim. Keza dağlarda yetişen otlar, bitkiler. İneğimiz öküzümüz kuru saman kemirsin dağlarda diz boyu yemyeşil otlar kendiliğinden büyüsün hiçbir işe yaramadan sararıp solsun, kurusun…
Ve dağların vadilerin arasından boş boş akan nehirler… O kadar yazık ki… Su hayat demektir zira… Bir damlasını bile boşa harcamadan dünyayı sulamak isterdim. Ne yapılabilir ki bunlar için? Yine de yapılabilecek bir şeyler olabilir mi acaba? Çok büyük değerler ve hepisine de ihtiyacımız var.