- Kategori
- Uzay
Havva, Selam ve uzaylılar

Üç kutsal kitaptaki Yaratılış'a göre, Tanrı Adem'i topraktan yaratmıştı Havva'yı ise, Adem'in kaburga kemiğinden. Böylece dünyadaki ilk erkek Adem ilk kadın ise Havva idi. Yapılan kazı çalışmaları sonucunda ise Etiyopya'da bulunan iskeletin yaşı 4 milyon olarak hesaplandı. Bu, şu ana kadarki bulunan en eski iskelet olmakla beraber, diğer bir özelliği de "maymunsu" yapıya sahip olması.
Darwin, kendi geliştirdiği Evrim Teorisi'ne göre, insanların aslında maymunlardan geldiğine ulaşmış olması, Yaratılış ile çelişki oluşturmakta. Ancak ne var ki, Selam'ın iskeletindeki bazı kısımların( kürek kemiği, boyun), maymuna benziyor olması, Darwin'in görüşünü destekler nitelikte. Peki Selam'ın( ve ilerde bulunacak ondan daha yaşlı iskeletler) varlığı sözkonusuyken, Havva da kim? Şu andaki bilgilerle, Havva'dan daha önce de dişi insan varlığına inanmak doğru olur mu?
"Buraya kadar herşey güzel de, tüm bunların uzaylılarla ne ilgisi var?" derseniz, aradaki ilginin ben tarafından değil, Erich von Daniken tarafından kurulduğunu söylemem gerekir. Kendisi yazmış olduğu Tanrıların Arabaları kitabında şu cümlelere yer vermiştir:"...Ramanaya'da Vimanaların, yani uçan makinaların, cıva ve püsküren rüzgar yardımıyla çok yükseklere uçtuğunu yazar. Vimanalar ileriye, yukarıya ve aşağıya doğru hareket edebilmektedir...". Bunun yanısıra, Ramanaya'dan şu alıntıya da yer verir:"Rama'nın emriyle görkemli savaş arabası korkunç gürültüyle bir bulut dağına yükseldi." Ramanaya'nın 5000 sene önce yazılmış olduğunu da unutmamalıyız.
Kendisi bugün, İnka, Maya ve Aztek medeniyetlerinde çözülemeyen birçok şey olduğunu anlatır ve örnekler verir:"...İnka öncesi halkları dini efsanelerinde, yıldızlarda insanların yaşadığından ve "tanrıların" Pleiades takımyıldızından geldiğinidn söz edilir. Ne gariptir ki Sümer, Asur, Babil ve Mısır'da bulunan yazılı tabletlerdede aynı şey anlatılmaktadır. "Tanrılar" yıldızlardan gelmiş ve yine oralara dönmüşlerdir."[1]." Mahaparatanın, Tevrat'ın, Gılgamış Destanı'nın, Eskimo Destanlarının, Kızılderililerin, İskandinavyalıların, Tibetlilerin ve birçok başka kaynağın uçan tanrıları, garip tanrısal araçları ve bunlarla ilintili felaketleri, bir şans eseri olarak ve herhangi bir temele dayanmaksızın anlatığını düşünemeyiz."[2]"Güneş tanrısı Ra'ya ithaf edilen bir yazıttan bir parça: "Sen güneş gemisini milyonlarca yıl yönetensin."[3]
Kitapta kendisi, kendi görüşünü destekleyen birçok örneğe daha yer vermiştir. Kısacası Erich, tanrıların aslında birer "uzaylı",sözkonusu arabaların ise "uzaylıların araçları"olarak birçok medeniyetler tarafından yazılmış tabletlerde bulunduğunu da yazmıştır. Kuşkusuz, birbirinden haberleri ve iletişimleri olmayan bu medeniyetlerin yazılı eserlerinde aynı şeyden sözetmesi ve bugün çözülemeyen birçok şey (piramitlerin bugünkü konumlarının nasıl belirlendiği, İnka-Maya medeniyetlerinde M.S. 600 sene sıralarında yaşayan halkın hiçbir savaş belirtisi olmamasına rağmen, ortadan kaybolduğunua, Pir-i Reis'in zamanının ötesindeki bir çizim ile yer şekillerini olağanüstü doğrulukla haritalandırması başta olmak üzere) olması, iddalarının "komplo teorisinden gerçekliğe uzanmasına" bir vesile sağlamaktadır.
Sanırım bize de söylencek pek fazla birşey kalmıyor, iddalar Erich von Daniken'den, inanıp inanmamak ise bizden.
[1]Tanrıların Arabaları, Erich von Daniken, sf.64
[2]Tanrıların Arabaları, Erich von Daniken, sf.67
[3]Tanrıların Arabaları, Erich von Daniken,sf.69