- Kategori
- Aşk - Evlilik
Hayalime mektup

Hasretim,
bunları buram buram özlem kokan, türküleri yüreğimi sızlatan bir gecede yazıyorum. Uzun zamandır buluşmadığım satırlarda sana bilmem nedendir sesleniyorum...
......
ben derdimi hangi dağa,
yüreğimi hangi suya... diyemiyorum,
Sen benimsin bahar gözlüm,
yarınlar da ikimizin
yürüyoruz...
Turnalar, Sevdiğim Ol!...
......
Turnam, bilmeni istedim: Hani olur ya geçmişinin o silik renkleri silinirse hafızandan, hani hayır beklemezsen dünde kalanlardan, hani bir yıldız getirirse seni bana, hani seni ilk gördüğümde gözlerinde ışıldayan o çocuk gökkuşağına uzatırsa ellerini, hani yine ısıtırsa ellerimi ellerin, işte o zaman seni KENDİMDEN ALICAĞIM... Ödünç değil, ÖLESİYE, dönmemecesine, SENİM DİYECEĞİN UFUKLARA TAŞIYACAĞIM!.. bir anlık değil, ömürlük sevdalar uğruna...
hangi andı bilmem; küçük ama sımsıcak ebruli yüreğimi, kıyılarıma vuran meltemi, hatta fenerin galibiyetini:) çayımı, ekmeğimi, nefesimi, BİZİ paylaşabileceğimizi anladığım an... bir an olsun pişman olmadım, EMEK verdim, sevgiyi inançla yoğurdum, ilk elimi tutuşunu hatırladım, çektiğin ilk mesajı anımsadım, gönderdiğin şiirleri itinayla yerleştirdim dosyamıza, birlikte çekindiğimiz fotoğraflara bakıp o tebessümü aradım dudaklarımda, dosyanın kapağına yine o uğurlu küçük, kıpkırmızı, kalpli mumu koydum. Bazen titredi mumun alevi, ama ışığı hiç eksilmedi... çünkü haketmiyordu çok eskilerden gelen sert rüzgarları, kirli tozları ve işi yoktu geçmişle olan hesaplaşmayla... belki o yüzden coştu arasıra, ALEVLENDİ, ama yakmadı hiçbir zaman gül kokan ellerini...
benim vanilya koktuğum sinema akşamlarında parfümün ilk aklıma gelen... bazen çok ototriter ama sonrasında masum gözlerin bir de... çiçekleri seversin ya sen, MOR MENEKŞENDİ, en çok şefkate ihtiyacı olan bir görebilsen...
belki doğrudur senin yazgın olduğum... belki doğru, içinde koşan atın alaca atın yorulduğu... ama o at yanlış yamaçlarda aradıysa mutluluğu, elbette mor menekşeyi bulamıyacaktı... er geç buldu... bulmak zor, kaybetmek ise bir o kadar kolay... bana gelince: ÖLESİYE bir sevda istediğim... Kanuni mühürsüz hükümran olabilir mi? Çölleri, okyanusları, dağları yerle bir edecek bir fırtınaya kulak tıkamak neye yarar?..
nafile yürek yine hayallerini gerçek yapmak için çarpıyor: Gel- dediğin gibi- 'yürüyelim seninle İstanbul'da'... Gözlerime baka baka oku şiirlerini, söyle ki dindir biraz olsun hiddetimi... SENİNLE kumdan kaleler yapmak, martılara simit vermek, vapurun soğuğunda birbirimize sarılıp ısınmak, İstiklal Caddesinde serseri aşıkları canlandırmak, sonra midye kokoreçe dalmak, uykulu gözlerle sinema izlemek, günbatımında gözlerinde gerçek aşkın ne olduğunu keşfetmek... SEN olmak & BEN olmak & BİZi bulmak... haydarpaşa ekspresinde gözlerine dalıp, BENİMLE yeniden doğduğunu görüp bi çocuk mahçupluğuyla sarılıvermek boynuna...
hayallerimizi yükledim bir tekneye, seni bana getireceğini bile bile... asi dalgalardan korkusuz-sualsiz-sebepsiz-İNADINA SENİNLEYİM!!!... neden diye sormasınlar biliyorum ki BENİMSİN!..
GECE GÖZLÜN