​ Hayaller ve gerçekler / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '10

 
Kategori
İlişkiler
 

Hayaller ve gerçekler

Şu pişmanlık denen illet yapışmasaydı sabah sabah boğazıma ne keyifli içecektim ilk sigaramı çayımla düet halinde aman nereden çıktı bu derken aslında bu pişmanlık denen azılı düşmanın nereden geldiğini bilinçaltım itiraf etti birden, bu duygular dün gece gördüğüm rüyadan sebep başıma geldi. Rüyamda 19 yaşındayım, üniversitenin kantininde oturmuşuz bir dostla ideallerimden bahsediyorum peşi sıra, şunu yapıcam, bunu bitiricem , şurdan atlıycam buraya konucam diye aman aman 'işleyen demir ışıldar' edasında 'daha önümde yıllar var 'diyorum dostuma neler yapıcam neler hayran bırakıcam cümle alemi kendime, hırslıyım diyorum kimseyi ezmek değil niyetim ama en acılısından ezdirmem kimselere kendimi havasında aman aman nur topu gibi bir idealist geliyor iş dünyasına. Sigaramı yakmış keyifle çayımı yudumluyorum şimdi ama bişey eksik sanki, yok yok çayımın şekeri tamam, evet tamam buldum!! Pişmanlık boğazımı fena halde sıkmakta nedir ne değildir derken evet bütün kabahat rüyamdaki o idealist kızda. Gerçekten olmuş muydu bu konuşma o canım dostumla hatırlamıyorum ama rüyamda sıraladığım hayalleri ve 10 sene sonrasını yani bugünü düşününce nefesim yetmemiş hayallerimin hızına... Tamam diyor iç sesim rahatla iş hayatındasın , başarılısın , yön veriyorsun çok şeye. Hayallerine ulaşmışsın bak oh ne ala ama yok işte işin aslı, bu hayallerin hepsine birer birer ulaşmışım ama hayat bunlardan ibaret değilmiş. Hayat, bir şirkete yön veren zeki kız olmaktan çok kendine hayatına yön veren birey olmakmış aslında. Hayat; ailenin ve kendinin sağlıklı olmasını dilemek, gülümsemek, detaylara takılmadan elinde olanlara değer biçmeden sevmekmiş herşeyi, sabırlı olmak gerekirmiş merdivenleri çıkarken, sabır gerçekten erdemmiş herşeyi aynı anda ve aynı tazelikte istemek saflıkmış, yavaş yavaş sindire sindire yapacakmışsın herşeyi bir günde öğrenilmezmiş gitar çalmak, dünya bile 6 günde yaratılmışken 6 saatte Eric Clapton kadar usta gitarist olmayı beklemek, olamayınca gitarı bi kenara fırlatmak şımarıklıkmış, bitirdiğin okullara bakıp kendini fasulyeden nimet saymak, vasıflının da vasıflısı sınıfına koymak kendini bilmemezlikmiş ve bunu diyeti sabah sabah insanın boğazını sıkan pişmanlıkmış. Bir rüya nelere kadir ey Allahım diye kendi kendime gülümserken bir yandan da pişmanım sanırım geçen 10 senemden.. Tamam çok şeyi başardım ama şimdi düşünyorum da istediklerim aslında bunlar değilmiş, öyle olsa, nedir bu başımda sabah sabah 'ah keşkemm sesleri' ....
Daha çok sevmek isterdim mesela, daha çok gülümsemek, detaycı olmazdım hiç bir konuda, en ufak hatamda dünya mapushane ben kader mahkumu gibi bi tarafa çekilip hüngür hüngür ağlamak yerine affedici olurdum kendime karşı, cahillerle tartışmaz kendimi yormazdım, benim doğrum en doğru diyenleri, beni mutsuz edenleri hayatıma sokmazdım.


Tekrar 19 yaşına dönmem mümkün değil ama şu başımdaki pişmanlık belasından kurtulmak, kara bulutları dağıtmak için belki de 'olsun 'diyorum 'geç değil' 'şimdi yeniden hayaller kur 'içinde daha çok insan olsun daha az iş, sabırlı bir insan olmayı dile mesela gelecek 10 yıl için bu sefer daha çok kahkaha atmayı planla, hemen kalk bi dostunu ara halini hatırını sor önemsenmek güzeldir empati yapmayı öğren, gülümseyerek başla güne ve yaşadığın her an için şükrederek bitir o günü ... Evet evet 10 sene sonra yeniden yeni hayaller kurdum ben hadi hayırlısı.....

 
Toplam blog
: 3
: 663
Kayıt tarihi
: 14.04.10
 
 

1980 doğumlu, nev-i şahsına münhasır, aynı anda bir sürü iş yapmassa çıldıran, hem finansçı, hem işl..