​ Hayaller / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '10

 
Kategori
Deneme
 

Hayaller

Hayaller
 

Hayaller

Nargile dumanı gibi zehirli hayallerim. Zehirli, için çektikçe dağa fazla istesin ya hani. Zararını bile bile ölümüne çekersin. Gözlerimi kapatıp kurduğum düşte artık her şey gri. Siyah ve beyaz yok. Hiç bir şey net değil her şey grinin tonlarında. İyilik için düşlediklerim ne kadar güzel gözükse de başkaları için ne kadar çirkin, kirli ve kapkara... Ve aynı şeyler başkalarının hayallerine bakarken benim için geçerli.

Göreceli bu dünyaya tek bir pencereden bakmak gafletlerin en büyüğü. Yalnız Türk olmak bile yetmiyor. Bazen Alman olmak gerekiyor, bazen İtalyan, bazen de her şeye Fransız kalmak. Ama hayal kurarken değil. Hayallerin ayakları yere basmadığı zaman milyonların ayaklarını kaydırabiliyor. Ve hayal kuramayan milyonlar her zaman hayal kuran birinin peşinden gidiyorlar kalpazanlıktan... Pespayece savururken görüşlerini, söyledikleri kendi sözleri olmasa da o kadar sahiplenmişler ki at gözlükleri ardından...

Ardına bakmadan kaçar olmuş insanlar hayal kurmaktan. Hayalleri bir o kadar sevseler de... Babalarından aldıkları hazırcılığı yüksek bedellerle çocuklarına satarken yöntemleri hep aynı kalmış: Despotça!

Hayallerinde tabuları yıkmayı becerememiş pek çoğu. Büyük bir kısmı hiç denememiş bile. Becerenlerse politik rüzgârların farklı kutuplarında savrulup gitmiş sonsuzluğa doğru. Kurgulanmış hayallerde gördükleri ütopyalara varmak dileğiyle.
Hayalperestlik çocukça bulunmuş hiç babacan olamayan dedeler tarafından. Çocukça yapılan her eylemi manevi hazine sayan bireylere, kahve köşelerinde deli gömleği giydirmişler ağızlarındaki baklayı ıslatmadan. Eve gelip sigara dumanıyla abdest almış parkalarını çıkardıklarındaysa ıslak hayallerle bozmuşlar abdestlerini. Kurdukları hayaller de sadece bu türde olmuş. Çünkü hiçbiri kaçmadan yürümemiş yağmur altında, ıslanmaktan korkmadan. Koyu griye dönmüş ruhlarının renginin yağmur suyuyla biraz olsun açılmasına müsaade etmemiş hiçbiri...

Normal şartlar altından olağanüstü hale çıkınca kurulması gereken hayalleri bir kişiye yükleyip peşinden soluksuzca koşmuşlar. Tez vakitte soluklarını tüketip, öndeki durduğunda onun önüne geçmeyi de akıl edememişler. Önüne geçemedikleri durağanlıkla tabuların içinde boğulmuşlar hayalsizlikten ötürü…

 
Toplam blog
: 15
: 514
Kayıt tarihi
: 07.06.10
 
 

1985 Edirne Doğumluyum. Elektrik Mühendisiyim. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde projelerde çalışıyo..