Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '09

 
Kategori
İlişkiler
 

Hayallerden bir uyansa…

Hayallerden bir uyansa…
 

Kızılay’ın göbeğinde akşam 21:00 suları yürüyorum.

Köprülerin üzerinden geçiyorum.

Bir köprüde yaşlı bir kadın yere yatmış iniltiler içinde para istiyor gelen geçenden.

Üstü başı toz toprak içinde.

Diğer köprüde mendil satan çocuklar kavga ediyor.

1 ytl mi geri isterim. O benim hakkımdı. Diyor. Öteki kız.

Ellerine bakıyorum çatlamış, tırnakları kirli, saçları karışık ta yüreklerine iniyorum.

Boğazımda bir yumru içime tek bir damla yaş olarak akıveriyor o an.

Karşıda kitap satan çocuklar onları izliyor.

* * *

Birbirine çarpan koşturan insanlar.

Birbirine çarpan ama birbirine bakıp bir ‘affedersin’ demeyi çok gören yorulmuş, kendinden geçmiş insanlar.

Çiçekçilerin bulunduğu yoldan geçiyorum.

Bir anda havam değişiyor. Mis gibi çiçek kokuları beni mest ediyor.

Sevgiliye verilesi kırmızı güller, bir dosta gidecek orkideler, annenin eli öpülürken verilesi hanımelleri kendimce uyduruyorum hangi çiçek kime verilse diye.

Bir açılışa ya da düğüne hazırlanan çelenkler…

Oysa yeter ki, içinizden gelsin bir demet papatya da seven bir kalbe verilebilir pekâlâ…

Çiçekleri kime verilir diye sorgulamaktan vazgeçiyorum.

Siz yeter ki, çiçek almak isteyin size göre alacağınız kişiye göre bir buket çiçek mutlaka bulursunuz.

Sonra bir papatya koparıyorum sahibinden izin alarak, başlıyorum koparmaya tek tek seviyor, sevmiyor, seviyor…

Kim seviyor ki, diyorum.

İçimde buruk bir tebessüm kime tutuğumu bilmiyorum.

* * *

Akşam saatleri ama Kızılay sanki gündüz gibi öylesine aydınlık, içi bir o kadar karanlık olsa da…

Köprüden kuşbakışı bakınca arabaları, koşturan insanları düşünüyorum.

Kim bilir bazısı evine gitmek için, bazısı hastaneye, bazısı bir düğüne yetişmenin telaşını yaşıyordur.

Bazısı sevgilisinden, eşinden, yurdundan ayrılmıştır.

Bazısı içinde sıradan bir gündür önceki günün bir kopyası.

Derken dolmuşa biniyorum.

Gözlerimi kapatıyorum.

Seçimlerden, kaybettiğimiz maçlardan, küresel krizden, 112 inin acizliğinden, partililerin kavgasından, koltuğuna yapışan liderlerin değişime kapalı ruh hallerinden bıkmış bir vaziyette gözlerimi kapatıyorum yorgunluktan…

* * *

Yemyeşil uzanan çimenler ve üzerinde papatyaların, kırmızı gelinciklerin bolca bulunduğu bir kır evinin bahçesinde oturuyorum.

Bir kanepe pencerede teneke kutulara konmuş çiçekler, elimde bir bardak demli çay ve huzurun beni hafifleten iç sesini duyuyorken yüreğimde birden uyanıyorum.

Bu tabi olmayacak bir hayal değildi diyorum sesizce içimden.

Bazıları da olmayacak hayallerinden bir uyansa ah, bir uyanabilseler!

mailto:e-mail%3Abelginturan@gmail.com

http://www.haber24.com/BELGIN-TURAN/3-78/Hayallerden-Bir-Uyansa.html


http://www.urfapress.com/koseyazisioku.php?id=2677

 
Toplam blog
: 439
: 512
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..