- Kategori
- İlişkiler
Barbaros Hayrettin

Bitirden beni,
İnan bitirdin beni bu gün,
Bir başka yansıyordu,
Sesine hüzün,
Yüreğinde demleniyor sanki,
Acının bin bir çeşidi,
Ve okudukça satırlarını,
Sarılası geliyor insanın kedere,
Bir başka bitirdin beni bu gün,
Lime lime söküp aldın,
Yüreğimi ellerine,
Belki de bilerek yaptın,
Kimbilir…
Yaşanan ortak acının,
Şiirimi olurmuş,
Olur olmasına da şiiri,
Güç ister okumaya,
Öyle kanatmadan yüreğini,
Biliyorsun, biliyorum,
O artık gelmeyecek,
Sen adına ‘Juan’ de,
Ben Hayrettin,
Öbürü Barbaros,
Ne fark eder,
Sonuçta aynı kişidir,
Seni de beni de,
Bu bitmeyen kedere,
Bu dinmeyen acıya,
Yelken açtıran…
Sus ne olur, sus Allah aşkına,
Susabiliyorsan sus…
Bir de fon müziği koymuşsun,
Hem de Farid Farjad’dan,
Onun kemana elini değmesi yeter,
Yeter yüreğini titretmeye nağmeleri,
Önce Farjad’ı dinledim,
Şiiri sonra okudum,
İkisini aynı anda,
Maazallah! Nerde bende o güç,
Bu gün, bu akşam,
Zifiri karanlık gibi,
Acılar çöktü üstüme,
E bre insafsızlar,
E bre zalimler,
Hücum ettiniz edin,
Yıkın, yakın, dağıtın,
Gardımı alacak halim yok,
Acılar gelin,
Hadi meydan size kaldı…
O zaten şimdi yerin altında,
Oğlu huzur bulurmuş,
Cennette olsa babası,
Öyle yazıyordu son şiirinde,
Rahatlar mıydı yüreği?
Bilemem,
Yarım kalan,
Henüz koklanmamış,
Tadına bile varılmamış,
Gelecek mutlu günler varken,
Bilmiyorum sorma bana,
Sorgulama her şeyi iç sesim,
İmdat desem bir duyan olur mu?
Kaç kez demiştim sana,
Yazarken kağıdımı ıslatma,
Yok akan yaşlara da,
Geçmiyor sözüm,
Ağlanmayacak bir durum mu ki,
İçine düştüğün ne aşk acısı,
Ne cennet kaygısı,
Ne para sevdası,
Bu gencecik bir yavrunun,
Baba hasreti,
Hem de tazecik,
hem de yeni acısı,
Çizdiği resimlere,
Bakacak defalarca,
Sesinin her harfini,
Tekrar tekrar dinleyecek,
Ta ki, beyninde her harfin,
tınısı kazınıncaya dek…
çekilen fotoğraflarda,
bir mucize arayacak,
bekleyecek bir gün dönmesini,
yok be iki gözüm,
bu pazıl işi falan değil,
birleştiriyorum,
yine de bir bütün oluşturmuyor,
bu ikimizi aşan bir hüzün…
bu acıyı tatmıştı yüreğim,
yaşım fazla genç değildi amma,
tadı halen dimağımda,
kucağımda bir bebek,
dünyaya ‘merhaba’ diyen,
hastanede bir baba,
ölüme doğru yol alan,
dahası ölüm döşeğinde,
En gıcık tanımıyla,
“yoğun bakımda”,
Ulu Mevla’m reva gördü bana,
Yaşamayı hüzünle, sevinci bir arada,
Bu bir ödül müydü?
En büyük ceza mı?
Hani gözyaşın bile,
Düğüm, düğüm olur ya boğazında,
Hani sevinç kursağında kalır ya,
Bir bebeğe bakıyorsun,
Bir mezara,
İster sevin, ister ağla,
Hadi yaşa bakalım ikisi bir arada.
Belgin TURAN 06/10/2008
http://www.haber24.com/BELGIN-TURAN/3-109/Bir-Bilen-Var-mi.html