​ Hayallerin zirvelerine çıkalım / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '11

 
Kategori
Deneme
 

Hayallerin zirvelerine çıkalım

Hayallerin zirvelerine çıkalım
 

Bu göl Sandık Gölüdür. 60 yıldır bu göle giremediğimden olacak suları çekildi. (Sabahattin Gencal)


Doğa yürüyüşleri harika. Tv de tesadüfen doğa yürüyüşü gösterilince bayılıyorum. O kar ki yürüyenler bile benim kadar haz almıyorlardır. Kırda, bayırda, dağlarda yapılan bu planlı yürüyüşlerle ilgili tv çekimlerini görünce çocukluğum gelir aklıma. İşimiz gücümüz doğadaydı, doğaldı. Doğal doğada yaşamak güzel. Yanlış bir cümle mi kurdum. Sınırlandırmadan söylemem gerekir: Yaşamak güzel. Daha doğrusu yaşamı güzelleştirmek gerekir. Doğada yürüyemiyor muyuz? O zaman yazarlar arasında, konular arasında yürüyelim.

Bu yürümek kelimesi güzel gibime geliyor. Bundan önceki pazarlar, yazarlardan seçmeler falan diyordum. Bu seçme kelimesi yazıya ağırlık veriyordu. Böyle ağır konular çekilmiyor, özellikle de Pazar günleri…

Bu kadar söz yeter. Yürüyelim arkadaşlar:

William Blake endüstriyel toplum için "viranede inşa edilmiş, insanın perişanlığı üzerine kurulmuş bir Babil" diyordu. Onun "virane" dediği irfansız ilim, bilgelikten soyutlanmış bilgiydi. Şimdi yaşasaydı Blake, post-endüstriyel toplum için ne derdi? Bildiğim şu ki, Babil'in görkemine kimse inanmıyor artık, sütunları yıkılmaya başlayalı çok oldu. Ama asma bahçelerinin bizi sarhoş eden konforundan kopamıyoruz.

(Haşmet Babaoğlu, Pazar notları: Fotoğraflar, ağaçlar ve biz, Sabah, 04. 09. 2011)

Doğu Karadeniz’de o kadar nefis vadiler, köyler var ki derenin kenarına oturup ağlarsınız.

…

Biraz çaba harcayıp toprak yollarda bir saat kadar direksiyon sallayacaksınız. Son noktada arabayı bırakıp, yarım saatlik harika bir orman yürüyüşüyle şelaleye ulaşılıyor. Çok soğuk değilse şelalenin gölüne atlayın. Yeniden doğacaksınız.

(Mehveş Evin, Karadeniz’deki Tibet, Milliyet, 04. 09. 2011)

20. yüzyılın ideolojik yönlendirmelerinden, ideallerden, söylevlerden sıkılanlar ise kendilerini “post modern” limanına attılar. Ne var ki “post modern” yaratılar, ne olduğu değil, ne olmadığı daha kolay tanımlanacak ürünler olarak belirdi. Artık geçmeye başlayan bu modada iyi ve kötü eserler yanyana durdu. Zaten “post modern”in kendisi de değişik parçaları birleştirerek yapılan rengârenk yorganlara benzemiyor muydu?

(Zülfü Livaneli, Edebiyat modaları, Vatan, 04. 09. 2011)

Yağmur kesildi, hiç dinmeyeceğini sanmıştık. Kar eridi, beyazın sonsuza taşan bir büyüsü vardı. Yapraklar döküldü, o dallarında yeşil düğünler yapan yapraklar. Güneş ışıklarını söndürdü denizin derinlerinde uyuyor.

(A. Ali Ural, Her şey bitiyor, Zaman, 04. 09. 2011)

Fazla yürümek de iyi değil. Özellikle de konular arasında yürümek yorar adamı. Hiçbir şeyden anlamaz, yorgunluğumuzla kalırız. İşte onun için en çok dört yazara uğruyoruz. Doğrusu bugün ele aldığımız yazılar hem güzel, hem düşündürücü. Post-endüstriyel toplum, post modern…vb. kavramlar geçiyor alıntılarda. Sadece alıntılarda mı? Bir çok eserde bu kavramları da görürüz, bilgi kırıntılarını da. Bu bilgi kırıntıları sadece edebiyatı değil, okuma zevkini de bozuyor. Diyeceksiniz ki böyle konudan konuya … Cümleyi tamamlamayın. Öyle zannedildiği gibi değil. Hiçbir zaman konudan konuya atlamış değiliz. Yürüyüş yaptığımız doğru; ama duygular arasında dolaşıyoruz. Çoğu zamanda böyle olmuştur. Böyle de devam etmesini istiyorum. Ana duygu kaynağımız kendi psikolojimizdir. Çocukluğumuzdur, gençliğimizdir. Yaşlılığımızdır kelimesini de ekleyeyim mi? Yaşlıların da duyguları var.

Kalemimi konuşturmayı beceremeden klavye dönemine geçtik. İki parmakla tak tuk vuruyorum klavyeme. Bu tak tuklar arasında doğru dürüst yürüyemiyorum. Tak tuk bitince yürümeye devam edeceğim. Siz de yürüyün. Yaylalara gidin, şelâlelerin göllerine atlayın. Yeniden doğacaksınız.

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 04. 09. 2011 . 

 
Toplam blog
: 181
: 635
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa Eğ..