- Kategori
- Psikoloji
Hayat’ a mektup

Hayat, sen hep böyle acımasız, ruhsuz ve kalpsiz misin. İstediğini güldürür, istediğini ağlatır mısın, dost bildiklerimizi düşman mı çıkartırsın. Önüne katıp insanı dert tiryakisi mi yaparsın. Dert çektirip hasretle yandırıp, isyan mı ettirirsin. Sana sesleniyorum hayat cevap ver bana senin acı çektirmediğin insan var mı. Önce umut verip, sonra ağlatır mısın, harcar mısın zayıf insanları. İnsanın her geçen gününü dününden beter mi yapar mısın.
Hep acılarla mı güldürürsün... İnsanı yaşamaktan bıktırsın ama öldürmezsin dimi daha fazla acı çeksin diye. O zaman ne yapacağız biz seninle hayat senin tek ellemediğin bebekler mi. Küçük melekler onlar hiçbir şeyden habersiz masum yavrularımız. Hayatı güzel görürler, dertsiz, tasasız, kaygısız, dışarıda ki insanları, çevreyi herkesi. Onların gerçek yüzünü büyüyünce aslında göreceklerdir. O küçük bebeklerden intikamını büyüyünce alacaksın dimi. Hem de fazlasıyla, faiziyle…