- Kategori
- Şiir
hayat alıp götürene kadar.

www.protekila.com.tr/renkli/engin_kaban.jpg
Kızıl düşlü dönen eylül semalarında.
Göç eden sürüler dolusu kuşlar…
Kanat çırpışlarında saklı hayatlarının ince çizgisi.
Maviler açmakta olan dalgalar.
Köpüklerinde saklı yalnızlıklarının derin sancısı.
Bir hüzün şarkısı çağırır uzaklarda olan yaşanmış yitirilmişlikleri…
Bir koku, bir ses, bir aldanış, bir düş…
Alır götürür eski zamanların sarhoşluklarına.
Ben çok uzaklarda yaşadım.
Yaşamak isteyip istemediklerimi de…
Tutmak zorunda olduklarımın hesabını yapmadım.
Karmakarışık düşlerimin solgun yüzlerini açtım.
Hüzün rengi zamanlarda tutundum kendime.
Kader diye bir şey vardı karşımda duran.
Bu gerçek miydi, gerçekten var mıydı?
Elimde miydi? Uzaklarda mı?
Yaşam vardı…
Beni acıtan, canımı yakan, savuran uzaklara…
Biri vardı…
Uzaklarda, yüzü olmayan, yüreğini gördüğüm birisi
Kanatlı düşlerimin içine giren.
Onları kopartan, tamir etmeye çalışan, her seferinde…
Her defasında…
Ondan kaçtığım, ona sarıldığım, onu özlediğim.
Kendi yalnızlığından kaçamayan birisi.
Ah… Hayat vardı önünde durduğum, yine var…
Ne yapacağımı bilmemiş gibi durduğum.
Hala durmaktayım.
Duracağım yine beni alıp götürene kadar…
Eylül 2003
Sezgi’ den…