- Kategori
- Müzik
Hayat başlıyor!

Pink’ten sonra beni etkileyen bir kadın sanatçı Taylor Swift! Garip bir şekilde yıllardır “country music “yapıyor denmesine karşın hiç de öyle bir tarzı olmayan bu genç bayan “blank space” ile beraber yüreğimi fethetti. Şarkıyı duyduğum andan itibaren omuzlarım yerinde durmuyor çünkü bu şarkıda benim hayatımın müzik ritmi var! Diğer bir şarkı “shake it off” ise şarkıdaki gibi kıç sallatıyor!
İlk çıktığında 15 yaşındaydı ve babası baskı kurmuş “Love Story” şarkısında öpüşmeyi yasaklamıştı ona! Kız güzeldi ama seksapel olmak gibi bir derdi yoktu. Harika bir sesle şarkı söylemek istiyordu. Gerçekten muhteşem bir ses ve büyüyen kendisiyle beraber çeşitlenen ses denemeleri, tıpkı PINK gibi, şarkı okuma tarzını sürekli değiştirmeler, beni hem gönülden, hem de kulaktan fethediyordu! Şimdi “Blank Space”te bir “I am insane” diyor ki yüreğimden bir şey kopuyor!
Blog ortamında en beceremediğim şey, sizlere müziğe ve dansa karşı olan ilgimi -gerçek anlamda- anlatabilmek! Bunu yaşamak ve yaşatmak lazım; yazarak çok satıhta kalıyor!
Diğer taraftan en büyük kabiliyetlerimden biri de ünlü olacak sanatçıları tespit edebilmek! Tıpkı Taylor Swift gibi; ilk şarkısından daha muhteşem bir sanatçı olacağını tespit etmişimdir. Sözlerden bahsetmiyorum, henüz çok iyi söz yazacak kadar büyümedi. Halen POP-Rock temsilcisi bir genç fakat bir on yıl sonra büyüyüp son derece etkileyici sözler yazacak…
PINK ise bambaşkaydı. Taylor gibi hanım kız değil bir asiydi, çılgındı, korkusuzdu ve en önemlisi benim gibi mutsuzdu. Ve arıyordu ve en sonunda kızıyla beraber mutluluğu buldu, tıpkı ben gibi!
Evet, hayat yeni başlıyor benim için! Yıllardan sonra bugün ilk defa Taylor’un şarkılarında dans ediyorum. Ey Asabi Kedi, dans ederken sözler önemli değil ki! Ritmin kucağında salla ve de salla ya da yaylan ve yaylan!
“Blank Space”, boş alan demek! Kendimi boşluğuma bıraktım ve yaylana, yaylana, defalarca aynı şarkıyı dinliyorum!
“Magic-Madness-Heaven-Sin” yani “Sihir-Çılgınlık-Cennet-Günah” hepsi birden gerçekten kocaman bir aşk yapar.
Artık aşkın nasıl bir şey olduğunu hatırlıyorum ve benimde kalbimde aşk için boş bir alan var, tıpkı bu şarkıda olduğu gibi!
Yıllarca bu ritimdeki şarkılarda modern dans yaptım. Kollarım havadayken vücudumu astım kollarıma bacağımı serbest bırakarak! Ve bir yılan kadar kıvrak salına-salına yerden yukarı, yukarıdan yere doğru inip kalktım! Ve koronun başladığı noktalarda kollarım ve kafam farklı yönlere sert göndermeler yaptı. Bazen de ellerim bileklerimden kayarmışçasına yön değiştirdi.
“So it is gonna be forever”, diyor ki “öyleyse sonsuza kadar sürecek”! Evet, yaşam dansım sonsuza kadar sürecek!
“We will take this way too far
It will leave you breatheless
Or with a nasty scar”
Türkçe meali:
“Bu yolu çok uzağa taşıyacak mıyız?
Seni nefessiz bırakacak mı?
Ya da seni yaramaz bir yarayla mı bırakacak!”
Kabul ediyorum; biraz da güzelleme yapıyorum. Bu kadar derin sözleri yok ama küçük değişimlerle olabiliyor ve buna da “benim olgunluğum” deniyor! Uyduruk taraflarını da almayınca, ses ve müzikle uyumlu hale getirip kendimleştiriyorum!
“Love or is it a torture?”
Aşk mı yoksa bir işkence mi?
Bence yaşamak bir aşk ya sizce?
Hayatım yeni başlıyor…