- Kategori
- Psikoloji
Hayat İle Mücadele Etmeden Yaşamak Mümkün mü?

Kabul ile gelen sebepsiz mutluluk
Ah şu fani, gelip geçici, iniş çıkışlı, belirsiz, karmaşık ve bilinmezliği bol olan hayat.
Elektriğin kısa yolu takip etmesi gibi biz insanlar da kendi konfor alanımızdan dışarı çıkmamak için kendimize sınırlar çizeriz Ancak bilmeyiz ki o sınırlar başkalarının bin bir zorlukla inşa ettiğimiz özle kalemize başkalarının girmesine izin vermezken bizim de dışarıya özgürlüğe çıkmamıza engel olduğunu.
Konfor alanının dışına çıkmak istemiyoruz çünkü incinmekten ve elimizdekileri kaybetmekten korkuyoruz. O yüzden de var olana, bildiğimize olabildiğince sarılmıyor muyuz?
Çocuğunu kaybetme korkusuyla çocuğuna sımsıkı sarılan bir anne gibi henüz küçük birer çocukken şekillenmiş zihin haritamızın bize sunduğu dünya görüşüne öyle bir sarılıyoruz ki, bizden farklı olanı ve farklı düşüneni eleştiriyor, yargılıyor, kınıyor, suçluyor, reddediyoruz. Daha insanları tanımadan olayların arka planında yatan gelişmeleri ve etkileyen faktörleri bilmeden zan, önyargı ve yargı tuğlalarından ördüğümüz kendi kumdan kalemiz içinden bilmediğimiz şeylere bilir gibi ahkam kesiyoruz.
Hayat bu, kendi bildiği gibi akacak. Ve her zaman da hayatın dediği gibi oluyor. Bu yüzden de hayat ile mücadele etmek ve gelen etkiye bilinçsizce tepki vermek yerine, olanı olduğu gibi KABUL edebilirsek, iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin gibi zıtlıkların olduğu bu hayatta her şeyi iyi, doğru, güzel olarak görebiliriz. Bu da birçok bilgelik öğretisinde dünyada cenneti yaşamanın anahtarı… Yani, olanı olduğu gibi kabul etmek.
Tabii olanı olduğu gibi kabul etmek çok zor ve bunu nasıl yapabileceğimizi alt bileşenlerine ayırırsak sonuca doğru bir adım yaklaşabiliriz düşüncesindeyim naçizane.
Banim fakir aklıma bu konuda düşenler şunlar oldu.
*Hayatta etki alanındakilere odaklan, ilgi alanına gereğinden fazla girme ve enerji harcama
*Değiştirebileceğin şey üstünde hemen çalış, değiştiremeyeceklerini kabul et ya da yeni limana yelken aç
*İnsanın kişiliği 0-7 yaş arasında oluşturduğuna göre ve insan davranış kalıplarına göre bilinçsizce ve otomatik tepki verdiğine göre, kimseyi suçlama. Sadece anla.
*Hermetik bir söz şöyle der; “her doğru yarı doğrudur, her yanlış ise yarı yanlış”. Yani hayatta her şeyi tam olarak bilemez ve anlayamazsın. O yüzden kendini %100 doğru sanma.
“Akrebin ona uzatan yardım elini sokmasının eşyanın tabiatından geldiğini bilerek, herkesi olduğu gibi kabul et ve kimse için kendi güzelliklerini geriye atma
*Hayatta olan her şey en güzelidir çünkü hayat iyisiyle de kötüsüyle de insanı eksikleriyle sınar. Her şerde bir hayır vardır sen o an göremesen de.
*Hayata bir kaderi plan ile doğduk ve o kader bir çiçek gibi zamanla açacak. Kaderine güven.
*Ne yaşarsan yaşa, her şeyin kusursuz ve bir mucize olduğu bu evrende ilahi adaletin olduğuna güven. Mutlaka tecelli eder, sen istesen de istemesen de. Her şeyin bir zamanı var.
*Hayat cennet değil. Zıtlıklar üstüne kurulu. Zıtlıkların dansı olmasa evren yok olur. O yüzden iyiyi kabul ettiğin gibi kötülüklerin, zorlukların, engellerin olacağını bil. Hepsi seni sana buldurmak içi mesajdır. Sen bir İbrahim gibi ateşlerin içinden yanmadan geçmeyi öğren. Engelleri aş.
*Hayatın haz objelerine ne bağımlı ol ne de reddedip kaç Hayatın içinde, maddi ve manevi zenginliklerden nasiplenerek yaşa ancak bunları put etme.
*Hayat hep seçimler üstüne kurulu. Bir seçi yamak demek bir diğer seçimin getirilerini kaybetmek değildir. Pişman olma seçimlerinden. Yaşa, gör, öğren.
*Herkesin yolu farklı. Yolların farklı olmasına izin var çünkü. O yüzden kimsenin yolunu yargılama.
*Her zaman daha iyisi vardır. O yüzden hayatı bolluk bilinciyle yaşa. Kıtlık bilincini ve çözümsüzlük hissini bırak, at.
*Hata yok deneyim var. Hata yapmaktan korkma ve çekinme. Yaşa ve öğren. Sadece hataları sık yaparak kabahat olmamasına dikkat et.
*Geçmiş geçmişte kaldı ve geriye dönüp değiştiremezsin. HER OLDUYSA SENİ BUGÜNE GETİRMEK İÇİN OLDU VE BİTTİ. Geçmiş travmalarını bırak. Bırak akıp gitsinler.
*Gelecek ise henüz gelmedi. Her bir seçimin ile kaderi planına göre inşa ediliyor. Külli irade sana cüzi irade için izin vermiş. ELİNDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAP VE GERİSİNİ HAYATA BIRAK. YAŞA GÖR, BAKALIM NELER OLACAK.
*Hayat dinamik denge ile an be an değiştiğine göre katı olma. Hayatın akışıyla uyumlan. Zor zamanlarda güzel günler için sabret ve azim ile kendini geliştirmeye devam et. Kolay günlerde ise mutluluğunu abartmadan yaşa ve birikim yap.
*İnsanlar dünyayı zor olarak görseler de olan her şeyi olabilecek olanın en iyisi olduğunu bilirsen, hayır ya da şer kavramları ortadan kalkar. Elbette hayatta kötülükler, zorluklar, çirkinlikler yanlışlıklar olacak. Ama beşeri anlamdaki bakış açısı ruhsal anlamda senin alman gereken hayat tecrübeleri içindir. Zira tekamül eden beden değil, ruhtur.
Yazdım gönlüme düşenleri ve bunları yapmak için her gün uğraşıyorum. Başarılı mıyım? Bilemem. Sadece Allah bilir. Ancak tek bildiğim yolda kalmak için kendimi bilerek yaşamaya gayret ettiğim.
Sevgiler,
Kenan
NOT: Bu yazımı beğendiyseniz bu sayfanın altındaki ÖNERİLERİNE EKLE’ye basarak ya sosyal medyada paylaşarak daha fazla insana ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.
https://www.facebook.com/public/Kenan-Kolday
http://www.felsefetasi.org/author/kenan-kolday