​ Hayat kırkında başlar... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Hayat kırkında başlar...

Hayat kırkında başlar...
 

Dün doğum günümdü. Otuz beşincisi... Kutladık çok şükür. Kutladık derken, İşyerindeki arkadaşların konudan haberleri yok tabii ( doğum günü çocuğu olmayı sevmediğim için söylemedim)

Gazetedekiler pasta almışlar. Öyle katlı, katmerli bir pasta değil. Usulen alınmış bir pasta, eskiden idare lambaları vardı ya! İdare pastası, üzerinde de iki tane mum... Mumun tanesi yıl olarak on yedi buçuğa geliyor.

Doğum gününde Alptekin’e hediye almıştım ya; beklentim var... Bizim hediyeye demediği kalmadı... Toplu iğne almamış adam... Seneye hediyeyi zor görür!

Ömer Ağabey kısa bir konuşma yaptı. Ardında coştu şiir okudu... Şiiri dinleyince bende duygulandım ama pastayı görünce geçti!

Doğum günüm yaklaşırken onu aldım bilgisayar firmalarını gezdirdim, aklımca mesaj veriyorum “Acıtasyon da” yapıyorum... İşte param olursa şu laptopu alacağım... Şu bilgisayarı çok beğeniyorum. Ne kadar güzel öyle değil mi ağabey?

Anladı zannettim adam... Kuruluyorum... Anlamamış.

Doğum günümü ilk kutlayan, “Bonus Kart” oldu. (Kartlarını kullanmıyorum fakat çok vefalı adamlar). Hediye göndermemişler!

Ardından, Türkcell mesaj atmış; “Doğum günününüz kutlu olsun. Türkcell’den size doğum günü hediyesi; Bu gün boyunca atacağınız elli kısa mesaj ücretsiz”

Nerden elli kişi bulacağım da mesaj atacağım!

Bir kişi doğum günü mesajı attı, ben de kızdım ona cevap yazmadım... ( Yandı elli mesaj).

Göndersenize adam gibi beleş bir cep telefonu, kadrinizi bileyim...

Neyse;

Hayat kırkında başlar, benim kırka daha beş yılım var diyeyim... (Kendimi avutuyorum)

Ve sizlere okuduğum bir yazıyı aktarayım... ( Yazarını bulamadım)

Kartallar ve İnsanlar.

Kartal, kus türleri içinde en uzun yasayanıdır. 70 yıla kadar yasayan
kartallar vardır. Ancak bu yasa ulaşmak için, 40 yasındayken çok ciddi ve zor
bir karar vermek zorundadır. Kartalın yası 40'a vardığında pençeleri sertleşir,
esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp
tutamaz duruma gelir.

Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaslanır ve ağırlaşır.
Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır. Artik kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.
Dolayısıyla kartal burada iki seçimden birini yapmak zorundadır:

— Ya ölümü seçecektir,

— Ya da yeniden doğusun acili ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.

Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.

Bu yönde karar verirse kartal bir dağîn tepesine uçar ve orada bir kaya
kovuğunda, artik uçmasına gerek olmayan bir yerde, yuvasında kalır. Bu uygun
yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya baslar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni
gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır.

Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya
baslar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yasama
başlayacak meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.
Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yasamak zorunda kalırız.
Zafer uçuşunu sürdürmek için, bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan,
geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız. Ancak geçmişin gereksiz safrasından kurtulduğumuzda, deneyimlerimizin yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlarından tam olarak yararlanabiliriz.

 
Toplam blog
: 1280
: 1114
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..