- Kategori
- Tiyatro
Hayatımda rol almak ister misin?

Hayatımda rol almak ister misin ?.. Bu sözü kaç kimseye sorabildik acaba? Hayat bir sahneyse eğer, bizler de oyuncularsak.
Bu soruyu sorma hakkımız var diye düşünüyorum.. Bazan baş roller veririz.. Bazan de figüranlar olur hayatımızda.. Kötü karakterler girip iyi karakterleri ezmeye çalışırlar.. Replikler yalanlarla doludur.. Gözlerde içten ya da kindar bakışlar.. Esas oğlan, esas kız başrolde.. Yan karakterler ellerinden geleni yapar ayırabilmek için.. Kırarlar, küçümserler..
Oynadığımız oyunun dekoru bize aittir.. Bazan renkli bazen renksiz.. Işıklarımız bize ait.. Bazan spot ışıkları altında, bazan de nokta ışıkta oynamaya çalışırız rolümüzü...
Çoğu sahnede ezberimiz çok iyidir.. Özellikle de "seni seviyorum. Senden başkasını hiç bu kadar sevmedim " repliği bizimle özdeşleşmiştir artık.. Ama ayrılık sahnelerin de ezber yok olur.. Replik çok kısa ve sadedir.. Bazen sessizlik, bazen da "kendine iyi bak "... İşte bu kadar.. Nokta..
Figüranlarımız pek ortada gözükmezler genelde.. Ama yalnız kaldığımızı hissettiğimiz anlarda çıkagelirler birden.. Bugüne kadar başrol verdiklerimizin aslında yerlerini hiç hak etmeyenler olduğunu anlayıveririz o anda.. Haksızlık etmişizdir figüranlarımıza.. Başroller bize "spot ışıkları " altında yalanlar söylerken; figüranlarımız "nokta ışık" la nede güzel özetleyiverir oyunumuzu..
Sonra bir gün oyunun sonu gelir.. İhtişamlı perde kapanmaya başlar.. Başroller çekilir yine.. Figüranlarımız arkada.. Ve biz tek başımıza sahnede !.. Tek "nokta ışık" üzerimizde.. Selam ve perde !!!!
Dünya Tiyatrolar Günümüz Kutlu Olsun !